Futbolcunun gece hayatı

Gece hayatı… Gece hayatı…

Hangi futbolcunun yaşama defterinin yapraklarını karıştırsak, içinden muhakkak bu illet unutulmuş bir eşya gibi gözlerimizin üstüne düşüyor. Bir salgın nezle misali önce burunlara yapışıyor, sonra yavaş yavaş içerlere sızarak insanların tazeliğini kemiren birer kurt oluyor.

Nasihatın babacası veya sopalısı, tekdirin ağız veya elle söylenmiş şekli, tehdit ve kontrolun arabalısı veya arabasızı… Ne yapsanız nafile… Hazretleri gecenin nimetlerinden kurtarıp, bir türlü yalnız bir yatağa sokamıyorsunuz.

Bu neden böyle oluyor? Sorunun cevabı basittir. Çünkü futbolcu toplumdaki her şeyi çok kolay bulur. Parayı da ünü de, kadını da, çevredeki geçici içtenliği de… Eğer bir insan kendisini eğitmemişse, belli bir kültür aşaması yapmamışsa, kolay bulduğu şeyleri “Kar-Zarar” dengesini düşünmeksizin sarfetmeğe bakar. Bugün futbolcuları bu tip ters bir yaşantıya iten kolay bulunmuş, elde edilmiş şeyleri tüketmek istemesinin tutkusudur.

Adamların hareket noktaları: “Bir gelir insan cihane…” kelimelerinin uzunluğu içindedir. Onları çekip alamazsınız “Bir kere dünyaya gelmek” gibi iştah açıcı bir Doğu felsefesinden… Adam tüm tedbirlere, adam her çeşit katı yasaklara rağmen yine koşacaktır bu aldatıcı düzene. Bu aldatıcı düzenin nimetlerinden istifade ederken de kendisini tükettiğinin farkında olmayan bir “eksik zeka”nın propagandasını yapacaktır. Kendiliğini bilmeden, tükettiğini zannettiği şeylerin üstüne oturarak çevreye şişmiş bir kişilikle bakmaya devam edecektir. Bunu da galiba önlemeye imkan yok…

Toplum emek değer ölçüsünü dikkate alıp, insan yükselişlerine birtakım mesafeler koymadıkça bu furya sürüp gidecektir. Toplum kesin sınır çizemedikçe, toplum bu 90 dakikalık kahramanların yarattıkları değerin karşılığında kendisinden ne almalıdır hesabını yapmadıkça, bu ters yaşamaya kararlı nesil, futbol yerine devamlı antrenörleri götürecektir.

 

İSLAM ÇUPİ
(09 Şubat 1966, Akşam)

No Comments

Leave a Comment.