Transfer transfer

Transfer artık Türkiye’de yavaş, yavaş iplenmeyen ve rengini kaybeden bir “Maharet ayı” olarak sürünüyor.

Ne idarecisi,ne futbolcusu bu işe keyif katacak kapasitede… Türkiye’de ne hacıağalık , ne de bu hacıağalılığı helal ettirecek adam kaldı…

Transfer dedin mi, her şeyde bir ölülük , her şeyde bir akılsızlık ve bönlük….Para kasaları ile , gazoz kasalarını karıştıranların tafralarından geçilmiyor.

* * *

Daha tıfılken Baba Hakkı’ya Şükrü diye bir çocuktan söz etmişler. Yıl 1939.. . Baba Hakkı adı o zaman futbol oynanan her yeri silindir gibi eziyor. Gitmiş Kınalı’ya baba, Şükrü’yü seyretmiş. Maçtan sonra kaptan yanındakilere emir vermiş…

– Bir sandal tutun da şu delikanlıyı Beşiktaş’a götürelim. Beğendim…

Aylardan Mart… Tayfa etrafta sandal ararken, kaptanın önünde tir-tir putlaşmaya çalışan Şükrü emri duyar duymaz ,ayaklarından futbol pabuçları-nı çıkarmış. “Beşiktaş’ta buluşalım baba . ” demiş ve forma ile (cump) dibe denize atlamış.

* * *

Ulvi abimiz (Ulvi Yenal) Güneş’te genel kaptan iken,bakmış ki,Gençlerbirliği’ndeki bir kaleci için millet birbirini yiyiyor. ilgilenmiş. Adı Cihat (Cihat Arman) olan bu çocuğun, Ankara’daki babasının adresini öğrenmiş. Oturmuş bir mektup yazmış. Kendini tanıttıktan sonra, son cümleyi “Lütfen çocuğunuzu bana gönderin ‘ . ” diye bitirmiş.

Aradan 3 gün geçmiş Ulvi Bey’in kapısı çalınmış ve Cihat önünü iliklemiş olarak ,bu büyük spor adamına teslim olmuş…

Vefa’nın pek sempatik eski kodamanlarından Başkan Remzi Tatari, devrin en büyük kalecilerinden Abdülkadir’i Demirspor’dan transfer ederken şöyle bir şart koymuş…

-Lan, sana bin lira fazla veririm ama, takunya ile idmanda Haydar’ın (Merhum) üç penaltısından birini kurtarırsan…

* * *

Örnekleri çoğaltmak pekala mümkün. Eskilerle yenileri bazan bu sütunda kafa kafaya vurduğumda , genç kuşaktan dudak büken mektuplar alıyorum … Beni “Eskici dükkanında” oturmakla suçlayan mektuplar…

Şu transferden gönlü ve gözü keyif tutmuş futbol meraklısı varsa beri gelsin…

Kimin ne yaptığı belli değil…

Kimin kimi taktığı hiç belli değil. Parayı veren ayrı, parayı alan ayrı şişiyor.

Ne edep… Ne haya… Ne söz… Ne senet sepet… Ne de Zeka ve cinlik bir şeye benziyor.

At transferin ilk hecesini de, ay bu karışık modaya uysun “VER .’.. ”

İSLAM ÇUPİ
(13 Temmuz 1972, Tercüman-İnci Spor eki)

No Comments

Leave a Comment.