Hiç birinde leylek amblemi yok. O halde 3 büyükler neden güneye “göç” ettiler…

Hayret… 3 büyüklerin hiç birisinde leylek amblemi yok, ama 3 büyükler güneye göç ettiler…

Galatasaray Antalya’ya, Beşiktaş İskenderun’a, Fenerbahçe ise Kıbrıs’a gitti…

Futbolumuza böyle soğuktan kaçıp sıcakta hazırlanma modası girmişken, sıcaktakiler de aksini yapmalıdır…

Örneğin Hacı Döner de Adana Demirspor’u alıp 8. Moritz’in kayak merkezine götürmeli. Adanaspor, ağırlık çalışmasını Sibirya’da, buzul kaldırarak yapmalı, Gaziantep ve Mersin ise, dayanıklılık idmanlarını kutuplara giderek, beyaz ayılarla güreşerek ideal noktaya çıkarmalıdır.

3 büyüklerin İstanbul’u terk edip gitmesi, büyük olayları hiç etkilemedi.

Beşiktaş başkanı Üstünkaya, Divan Kurulu’nda baş tacı oldu…

Ali Şen, Şubat kongresine şen denizciler gibi giriyor.

Uras’a hiç bir muhalif uğramıyor.

***

Şu günlerde Ankaralı bankerlerle Ankaralı hakemler de pek bir araya gelemiyorlar.

Başkentten yuvarlanıp İstanbul gazetelerinin manşetlerinde duran haberlere bakılırsa, hakemlerin büyük bölümü ceplerinde ne var ne yoksa, baker kasalarına boşaltmışlar…

Fakat hakemlerin doldurdukları banker kasalarını, bu kere bankerler kendileri boşaltınca, Ankara’da yeni bir kondisyon kazanma sloganı çıkmış…

Hakem arkadaş !.. Eğer ligin ikinci devresinde başarılı olmak istiyorsan, her sabah iki saat Mamak’tan Kızılay’a kadar banker kovala…

Başbakan Yardımcısı Turgut Özal, “Türk parası 3-4 yıl sonra Avrupa’nın aranan parası olacak.” derken, Milli Takımlar Teknik Kurulu ve Futbol Federasyonu, harıl harıl Genç, Ümit ve A milli ekipler cenazesini ayağa kaldırmak için yılda 200 miyon lira arayıp duruyor…
-Spor Toto kuponu, dokunma…
-Biletlere milli takımlar zammı, geç bi kalem…
-Belediye Gelirler Yasası’ndan pay, halt etme…
-Eğlence ve rüsumlarından bir avuç para, yüürrüü başka kapıya…

Teknik Kurul ve Futbol Federasyonu için başka kapı kaldı mı ?

Galiba kaldı… Edirnekapı, Topkapı, Mevlanakapı, Silivrikapı ve Çatladıkapı…

Geçenlerde bir haber okudum. İstanbul’da 1 yıl içinde ölenler için gazetelere verilen ölüm ilanlarına : ( gözlüklü de gözlüksüz de okuyabilirsiniz) tam tamamına 213 milyon lira ödenmiş.

Ölülerine 213 milyon lira ödeyen, dirileri için 200 milyon lirayı arayıp da bulamayan dünya üzerindeki tek ülke galiba Türkiye…

Ne diyelim… Bir şey dememek olmaz. O zaman diyelim :

– “Çok yaşasın ölüler !”

***

Sabahları nasıl işine gelen memur, üstüne “günaydın” derse, herkes birbirine “günaydın” derse, Trabzon’un sempatik başkanı Mustafa Günaydın da “günaydın” der…

Ama Mustafa Günaydın’ın gazetelerine dediği “günaydın”, bazen zehir zemberek olur.

Örneğin İstanbul’dan, “Trabzon’a tesis” diye Ankara’ya bağırır, Ankara’dan kendi sesi iadeli taahhütlü İstanbul’a gelince, bu sefer gazetelere olanca büyük manşeti ile oturur…

-Karadeniz’i verin, dolduralım ve Trabzon’a tesis yapalım…

(Hamsilerden itiraz var : “Biz nerede yüzeceğiz ?” )

Bazen Trabzon’un aldığı kötü sonuçlardan sonra, ayaklarına eşofmanı giyer, rakiplerine teknik şaşırtmacalar verir…
-İkinci devrede Şenol’u sol açık oynatacağım.
-Stoper Hüsnü’yü kaleci kazağı ile görürseniz şaşırmayın.

Şaşırmayın tabi… Üsküdar İskelesi’ndeki çımacı Temel, orta saha ; Bebek balıkçısı Baki geri dörtlüde, Kasımpaşa – Eminönü kayık hattında sefer yapan kör Sefer ileri uçta oynarsa şaşırmayın…

Çünkü bu şaşkınlık, şaşkın Mustafa Günaydın’ın şaşırmışlığı yanında en sağlıklı şaşırmışlıktır.

***

Milliyet, isim vermeden, Türkiye’de kulüp yöneten başkanlar etrafında bir araştırma yapmış.

Araştırmada ilgi çekici iç döküşler var…

Başkanların %40’ı okur yazar veya ilkokul mezunu… Başkanların çoğu, başkan olduktan sonra önlerine konan masa ve koltuğa “iflas masası ve koltuğu” diyor…

Bazıları da “Başkanlık kıyak bir şey… Eskiden kapıcım adımı doğru dürüst bilmezdi. Şimdi Ankaralara gittiğimde herkes beni Nöri Gantar gibi, birbirine gösteriyor.” diye afi satıyor.

Bir grup ise, kendilerini çarıklı erkan-ı harp olarak takdim ediyor…
-Biz futbol maçının kaç kişi ile oynandığını bilmiyoruz…

Ziyanı yok efendim, ziyanı yok, şimdilik bilmeyin.

Bir maçta sizin adınıza bir sayan çıkar da, bir gün öğreniverirsiniz…

Ve sıkı durun… Kulüp başkanlarının %86’sı “Şampiyon kim olacak ?” sorusuna, “FENERBAHÇE” diyor.

Tevekkeli değil Başkan Ali Şen, “Fenerbahçe’nin şampiyonluğuna kimse engel olamaz.” diyor.

Haklı, haklı Ali Şen…

Baksana, tüm Türkiye kulüplerine kendi adamlarını yerleştirmiş…

İSLAM ÇUPİ
(26 Ocak 1982, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.