Sandıktan çıkmak ve halka açılmak…

“Bin atlı akınlarda çocuklar gibi şendik…

Bin atlı, o gün dev gibi bir orduya yendik…”

Büyük ozan Yahya Kemal’in Fenerbahçeli olup olmadığını bilmiyorum ama, pazar günü Kalamış’ta Cevher Özden olup bittiye getirildi ve Ali Şan tekrar başkan oldu.

Fenerbahçe kongresinin bir haftadır süren vızzz-vızzzz-vızzzı  hafta sonunda tatlıyı bağlandı ve kongre kovanından Ali Şen çıktı.

“Gönlüm şen, hatıram şen, meclisim şen …”

Ah Bey bir tek daha ver…

** *

Büyük ozan Yahya Kemal’in Fenerbahçeli olup olmadığını bilmiyorum.

Fakat Yahya Kemal büyük oburdu…

Aşçı Rızkullah Efendi iştahını açsın, bu yıl Fenerbahçe’de de, üstad Beyatlı’ya benzeyen 30 milyon liralık bir oburoğlu obur var.

Kaleci Yaşar’ın Bolu maçında yediği gol, futbolu elleri ile oynayan adamların cinayeti idi.

Yaşar’ın ellerinin Fenerbahçe’ye layık olabilmesi için, şahsen onu ayağa kaldırmak konusunda çok pembe yazılar yazdım.

Fakat Yaşar ayağa kalkmak yerine, İstanbul’un gece yaşamının bodrumlarına düşüp duruyor, yazık…

Bolu’da bir oturup bir kalkan Rausch hafızasını kaybetti, maziyi hatırlamıyor.

Futbolumuzun son zekisi Ziya Şengül, Fenerbahçe-Bolu maçından sonra Alman’m boynuna bir kampana asmış

“Ağır sahada son 10 dakika iki zinde adam sürse idin, Fenerbahçe son dört dakikada yenilmezdi…”

Ziyacığım, aynı şeyi Trabzon maçında yapmadı mı, Fenerbahçe son iki dakikada sırtüstü beraberliğe yatmadı mı ?..

Demek ki Rausch’un beyin çok ağır, öfkesi ise çok çabuk ayağa kalkıyor.

Kongre öncesi Rausch, Müslüman Erhan Önal’ı da yanına alıp sünnetçiye değil, Ali Dinçkök’ün yazıhanesine seyirttiler.

Ve muhtırayı Ali Dinçkök’ün masasına koydular…

“Kongrede Ali Şen başkan seçilemezse, biz de yokuz”

Hoppalaaa…

Adamlar sanki sözleşmelerini Fenerbahçe kulübü ile değil, Ali Şen’in yazlıktaki futbol sahası ile yapmışlar.

Rausch, Abdullah Acar, Mesut Dizdar ve Ali Dinçkök’ü çalıştıracak, Erhan Önal da, önce bağlılık sunduğu yen yöneticilerine sonra kumda pas sunacak.

Ali Şen pazartesi sabahı kendisini uçağı koyup, Almanya’ya uçtu.

Bana göre yanlış bir şey yaptı. Kendisi bir iki gün daha İstanbul’da kalıp, Rausch efendi ile Erhan efendiyi uçağa koyup Almanya’ya gönderecekti.

Ama nerde öyle altı, altı okka başkan?…

***

Ben başkanın okkalarını anarken, Gaziantep’te ayakları altı okka bir Ali Kemal çıktı.

Beşiktaş teknik kurmaylarının hafta başından beri son kumarını oynuyor dedikleri ihtiyar usta, masanın. pardon masanın başına öyle oturdu ki kartal, şampiyonluk pistine konuverdi.

Ali Kemal son oynadığı kumarı kazanırken, Galatasaray’ın genel kurulu da, tüzük değişikliği kongresinde altmış, altı oynadı.

Tüzüğün ünlü 66. maddesi, herkesi 66 kere ayağa kaldırdı.

Üyelerin oranı ne olsun? Şu şu kadarı okuldan… Su şu kadarı üye çocukları ve akraba ü taallükat.. Sokaktaki Galatasaraylıya, tribündeki Galatasaraylıya bi şey yok.

Son yıllara modasıdır.

Halka açılalım mı açılmayalım mı?   Açılırsak ne oranda açılalım?

Anlaşılan Galatasaray’da hava kirliliği var. Meret pencere Batıya açılıyor da, Türkiye’ye bir türlü açılmıyor.

Açıl susam açıl… Susam Galatasaraylı değil ki…

İSLAM ÇUPİ
(23 Şubat 1982, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.