Ayakları ile düşünen son adam: Alpaslan

34 yaşındaki Alpaslan, ceza sahaları üstünde duvarları aşılmasız kapısız esrarengiz bir ortaçağ şatosu gibi duruyor.. Mazgal deliklerinden kimin hangi niyetlerle öteye baktığı, kapalı kapların ardında hangi şeytani kıpırtıların fokurdadığı; kulelerinde hangi keskin nişancıların, hangi canlıları hedef aldığı bilinmeyen esrarengiz bir ortaçağ şatosu…

Bu şato rakipleri duvar diplerinde dolaşırken, küçükler becerilmez büyük marifetlere yeltenirken, sakin sessiz ve soğuktur. Tehlikeyi tehlike oluncaya kadar kıpırtısız ve yaşamıyormuşçasına seyreder. Tehlike palazlanıp, “benden şirretti yok” diye bir böbürlenmeye ve gevşemeye girdiğinde bu durgun deniz tembelliğindeki şato, en acımasız silahları ile ölüm kusar ve kendini yok etmeye çalışanı, kendi ağırlığı altına alıp ezer

* * *

İnsan adalesinin girintili çıkıntılı topağrafyasında damarlar ve içindeki kan kişinin itici gücüdür.

Alpaslan’ın şebekesi ise, hiçbir futbolcuda bulunmayan bir değişiklik ihtilalidir. Alpaslan’ın adalelerinde, “damar, kan, akıl” bir anda yürür ve bu mantık dışı olağanüstülük futbol sahalarına, taklit edilemez bir üstünlük, yapılamaz bir imalat güzelliği ile düşer

* * *

Alpaslan’ın bir keman gibi istediği sesi çıkaran emsalsiz bir sol ayağı vardır. Bu sol ayak sahanın bir noktasında mutlak kesicidir. Bir pahalı jilet gibi; çirkin kesmez, mahir keser… Bu sol ayak sahanın bir başka noktasında ustalığı engellenmez bir frikik, rakibin ceza sahasını ölüler evi’ne çeviren bir sam füzesidir…

Oynarken düşünen tek ve son futbolcudur Alpaslan… İlerlemiş yaşına, sigarasına, içkisine. az idmanlılığına rağmen Alpaslan, F.Bahçe takımının en gencinden daha gençtir.

Çünkü, vücutla otobüsü, minibüsü geçmek, çünkü vücutla ip atlamak, çay atlamak, duvar atlamak mümkündür de; vücütla aklın üstünden geçmek mümkün değildir.

Alpaslan Çukurbostan’da Yayla’nın varoşlarında nasıl olsa 22-23 yıl öncesinde kalmış akıllı İstanbullu yetiştiren son arsa yeşilliklerinden fışkırıp gelmiş Türk futbolunun son sanatkarıdır.

Keşke bugün 20 yaşında olsa idi… O zaman gidişinin arkasından kahırlanmaz, kalışına bayram yapardık…

İSLAM ÇUPİ
(20 Mayıs 1983, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.