F.Bahçe piyesi eksik oynanıyor


3.08.1983'de Fenerbahçe'nin Sarıyer'ı 3-1 yendiği hazırlık maçının yazısıdır.


Fenerbahçe revüsü Fenerbahçe Stadı idi. Galatasaray stadı idi. Dolaşıp duruyor ama başroldekileri göstermeyi esirgeyerek….

Fenerbahçe’nin ticari amaçları ön plana alıp Repçiç ve İlyas’ı henüz İstanbul çimenlerine sürmemesi  taraftarına saygısızlık değil midir? Bu mesele dün Ali Sami Yen’in gündeminde Fenerbahçe’nin, Sarıyer karşısında oynadığı oyunun teknik eleştirisinden daha ön planda idi.

Ayrıca, 150 liralık ek ödeneği fazla bulan bürokrasinin müfettişlerinden dolayı Ali Sami Yen’in gişe ve kapılarına konacak memur bulunamamış, iki delikten stada girmeye çalışan Fenerbahçe taraftarı verdiği 1000 liranın 500 liranın karşılığında Fenerbahçe’yi hem 45 dakika, hem de İlyas’sız ve Repçiç’siz seyretmişti.

“Seyirci velinimetimizdir” diyen bir profesyonel yönetimin mevsim başında eksik bir Fenerbahçe’yi, Fenerbahçe taraftarlarına sunması mazereti ne kadar kuvvetli ise, kabul edilebilecek bir doğru değildir.

Sarıyer karşısında basın tribünü libero-toto oynadı. Bursa’dan alınan Suat Karaliç’e basın tribünün  yaptığı libero oylamasından hiç oy çıkmadı. Oyuna sonradan Erdoğan’ın yedeği olarak giren Gaziantepli İsmail oynak fiziği, iki ayak rahatlığı ve çabukluğu ile “Ben bu mevkinin adamıyım” dedi

İsmail “Ben liberoyum” dedi de, iki gün önce aynı uyarı Ali Şen’e yapıldığında Şen’in cevabı “İsmail’in boyu çok kısa” oldu.

Bir kulüp başkanının eline mezurayı alıp “liberonun boyu şöyle olmalıdır” diye terzilik yapması Batı’da görülmüş bir olay değildir. Kulüp Başkanı kaşa göre, sima güzelliğine bakıp teknik direktörü aşan bir takım tasarruflarda bulunacaksa üstündeki pahalı elbiseyi çıkartıp Fenerbahçe taraflarının huzuruna eşofmanla çıkmalıdır.

Sarıyer karşısında depar adamı Mustafa şimdilik Fenerbahçe forvetinin gündemindeki en flaş olaydır. Bu olayı da sağ gözünü kırpıyor, ayakkabısı giydiği elbiseye uygun değil gibi bir takım moda kurallarına sokup podyumdan çıkaracaksak, Fenerbahçe’de yönetim, teknik direktör, takıma akılsızca yaklaşıyor demektir.

Fenerbahçe’de çarpıcı bir olay kaleci Yaşar’dır. Geçen yıl ayakları çok marifetli olduğu için şampiyonluk ipini göğüsleyen ve “Benim ellerim yok” diyen Fenerbahçe bu yıl Yaşar ve formu devam ederse “ayaklarımla birlikte ellerim de var” diyen bir zenginliği haykıracaktır.

İSLAM ÇUPİ
(04 Ağustos 1983, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.