İlyas’la her kale açılıyor

Turgay, telefonda takır takır, diş öğütüyor.. “Kazandık” diyor. “Sanki oynamış gibi ter içindeyim…”

Telefon kapanıyor, saat 10.00’da evde TV açılıyor. Türkiye – Lüksemburg maçından kısacık alınmış bir özet…

Maçın tümünde. Milli Takımımızın sahanın kare kare çimeninde yaptığı kahramanca mücadele görünmüyor. Lüksemburg TV’sinin sildiği bir kolektif kahramanlıktan yoksun kalıyoruz kısaca…

* * *

Kale önleri var, kale askıları var… Kale arkalarındaki toplu konutların balkonlarından saha olayına gözlerini şaşkın şaşkın fırlatan Lüksemburglular var…

Sedat III ‘ün nefis bir kafa golü var.

İlyas var… İlyas’ın iki golünde, müthiş bir zeka jimnastiği ile, iki ayağını kaybetmeye doğru uzanan inanılmaz bir cesaret tablosu var… Hele üçüncü gölde, bir buldozerin kepçesi gibi ayağına doğru inen kaleci vücudunun altından, ayaksızmışcasına filelere plase edilen bir top var…

* * *

AET henüz Türk işçilerine Avrupa ülkelerinde serbest dolaşım hakkı vermiyor.

İlyas’ta Alman vatandaşlığı hakkı kapı gibi… İlyas’ta Alman vatandaşlığı hakkı kapı gibi olunca, İlyas futbol sahalarının kapısı sayılan her kaleyi, istediği gibi açıyor.

Avrupa’da İlyas’la “gelin-güvey” olmak, ne tatlı bir balayı değil mı?..

İSLAM ÇUPİ
(13 Mart 1984, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.