Orta saha diri mezar…


23.9.1984'de Fenerbahçe'nin Bursaspor'u 1-0 yendiği maçın yazısıdır.


F.Bahçe orta sahası, insanların vücutlarını bırakıp, ayaklarını toprağa gömdükleri acayip bir mezarlığa benziyordu.Dünyanın profesyonel futbol oynanan hiçbir ülkesinde, ayakları ile gövdeleri birbirinden ayrılmış insanlardan oluşana böyle bir paralı mezarlık göremezsiniz.

Socrates’in bacaklarına ayak bağı olduğu için, neredeyse bir markaj kahramanı ilan edilen Önder dün oynatmamak değil, futbol oynamamanın gerektiği bir zorunluluk doğduğunda, topla her buluştuğunda, dansa cüret edemeyen, oturduğu iskemleye yapışmış, ürkek bir kavalye gibi idi. Müjdat enseye tokat, sille ayak, teknikten uzak bir mahalle dövüşçüsü örneği topla dövüşüyor.İlyas, eski İlyas değil sahanın her tarafına basan İlyas, vücudu belli ediyor ki, şimdilerde anlaşılan bar-pavyon basıyor.

Cem, takoz gibi başladı, sonra galiba lifi gitti, üç hafta ara ki bulasın… İleri üçlü gol korkusuna yakalanmış. İsmail süper bir tek adam…Abdülkerim bazı yanlışlarının üstüne dayak yerse, eski İstanbul mimarisine kavuşur. Sedat “Gözlerimi kaparım vazifemi yaparım” nöbetini tutuyor. Fakat F.Bahçe’nin dünkü orta saha ilkelliği ile seyirciyi ayağa kaldıracak bir futbol oynaması mümkün değil.

Bursa kendi yarı sahası içinde, doksan dakika sadece rakibin gelmesini bekledi, futbola gitmedi.

Günümüzde futbola gitmeyen sadece futbol bekleyene, futbol takımı değil, otobüs tiryakisi vatandaş denir.

İSLAM ÇUPİ
(24 Eylül 1984, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.