F.Bahçe ile Dertleşme


1.12.1984'de Fenerbahçe'nin Eskişehirspor'u 4-0 yendiği maçın yazısıdır.


F.Bahçe, Sakarya yaralarını Eskişehir bandajı ile sardı.

Dün F.Bahçe karşısında dört gol yiyen Eskişehir, kalecisinin dışında, takım oyunu olarak, kalabalığı kullanan bir zenginlikte değildi.

İkili kontratak denemeleri ile F.Bahçe defansının yakasına yapışmayı cılız bir marifet sanan Eskişehirspor, Türk futbolunda atılması hiç mi hiç düşünülmeyen, hiç mi hiç planlanmayan golü unutulmuş bir çocuk şiiri gibi, ayaklarından ve kafadan çıkarmış bir takımdı…

Dün Eskişehir’e dört gol atan, dört golü de atamayan F.Bahçe’yi, tren diye tarif edip “Şampiyonluk rayına oturdu, gidiyor…” denebilir mi ?..

Eskişehirspor geçen hafta Ankara deplasmanında, Ankaragücü maçından da dört gol yiyip geri döndüğüne göre, F.Bahçe’yi böyle bir rakibin kefesine oturtup tartmak sonra da “Her şey süt liman” gibi bir iyimserliği ıslıklamak doğru bir teşhis olur mu ? …

Benim gördüğüm kadarı ile, Erdoğan hariç, kaleci Nurettin ve geri dörtlü, ofans temposu çok daha yüksek, gol pozisyonları daha haince örülmüş bir oyunu, bu durgunlukları ile, kaldırırlar mı kaldıramazlar mı, dünkü maça bakıp o hükmü vermek mümkün değildi.

Orta sahaya Hüseyin’in getirdiği teknik artış ve estetik, Tuğrul’un yapıştırdığı kuvvet ve mücadelede tokluk, geç uyanılmış bir teknik direktör dalgınlığı olarak kabul edilmeli, ama yine de pozitif bir düşünce beğenisi ile alkışlanmalıdır.

Ama F.Bahçe orta sahasının yine çok pas hatası yaptığı, sahayı ekonomik kullanmadığı, uzaktan baskın şutlar yüzdesi bakımından yetersiz kaldığı da dün gözlerimiz içine oturan başka bir gerçekti…

İkinci yarının başlangıcındaki onbeş dakika hariç, F.Bahçe’nin oyun temposu, çağdaş futbola uygun hızda değildir.

Hücuma hazırlık pasları fuzuli paslarla çoğaltıldığı için, F.Bahçe’nin ofansta kullanacağı alanlar süratle kapanmakta ve sahada “topla buluşan adam” modernliği yerine “topla giden adam” ilkelliği kol gezmektedir.

Dünkü oyunda olduğu gibi, çok gol pozisyonuna girme izni veren maçlarda F.Bahçe, ceza sahası ve altı pas çizgisi üzerinde bu kadar gol atmama saçmalığı yapmaya devam ederse, kendisine gol pozisyonuna girmeme yasağı koyacak rakipler önünde ne halt edecektir ?..

Turgut Özal’a rica edip, tahsis çıkarıp, dışardan gol mü ithal edecektir ?..

Bir de Sakarya faciasını hatırlayıp İlyas’ı bir devre eşofmanının içinde tutmak gühahtır. Sonra çocuk ikinci devre oyuna girer, iki gol atar ve kafaların verdiği kararı ayakları ile bozar…

Kafaları bu kadar ucuzlatmayın beyler…

İSLAM ÇUPİ
(02 Aralık 1984, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.