Selçuk…Oynamadan en çok yazılan adam

Selçuk, ligin birinci devresinde oynamadan en çok yazılan adamdı.

Fenerbahçe’nin golcüsü ve son yılların en yetenekli forvet futbolcusu Selçuk, türlü çeşitli sakatlık, hastalık nedenlerinden, ısrarla sahaların dışında yaşadı.

Türkiye’de belki de Trakya dışında Avrupa’ya adımını atacak son futbolcu olan Selçuk’un, ligin ilk yarısında ayaklarını yerli sahalara bir türlü atamayışı, talihsizliklerin çok çok ötesinde, bir futbolcunun vücudu ile giriştiği amansız bir intikamın acımasız düellosudur…

Bahçesi stad olan bir yeşillikte kalmak gibi, hiç bir futbolcunun vazgeçmemesi gereken bir şuuru ve güzelliği hafızasından düşürüp, sakatlıkların, hastalıkların ve gece hayatının bir numaralı erkeği haline getirmek, milyonların sevgilisi olmuş bir ismin terfi edeceği bir çukur değildir.

Lise düzeyinde bir kültürün kafası altında yaşayan Selçuk’un irade ve nefis frenlerini koparıp, futbol dışı ne kadar tutarsızlık varsa, onların içinde sağa-sola yalpalaması, insanın kendi ayaklarını kesmeye teşebbüs etmesi ile eşdeğerli, görülmemiş bir intihar şeklidir…

Bunun adı açık açık bir bunalımdır. Uzun sürmüş, ağır bir bunalım…

Selçuk, bu uzun sürmüş, ağır sürmüş bunalımı, ligin ikinci devresinde mutlaka atlatacaktır.

Yine sahalara dönmek, yine alkış şelalelerinin altında yıkanmak, yine goller ve şampiyonluk turları atmak, kendisini futbola vermiş insanların, kolay kolay vazgeçeceği servetler değildir.

Selçuk, mutlaka bu inişli-çıkışlı geçmişten büyük dersler almıştır. Direkten dönen Selçuk, direklerin altına dönüp, mutlaka yine F.Bahçe taraftarını ayağa kaldıran goller atacaktır.

Karabasan sabahlarda biter. Selçuk’un sabahı da ligin ikinci devresidir.

İSLAM ÇUPİ
(29 Ocak 1985, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.