Canlılar sarayı ve hatıralar…

Bu boranın adı , dün akşamki alaboranın adı, basketbolda şampiyon olmak, en büyük olmak kasırgası idi…

Sergi ve de Spor Sarayı’nda delicesine esiyordu…Değdiği her yeri ısıracak, çarptığı her surat ve vücudu zangır zangır zangırdatarak, dur durak bilmeden, engel tanımadan deliler gibi esiyordu…

Basketbol topu, spor mağazalarının sattığı basketbol topu olmaktan çıkmış, bir engerek yılanı olmuştu… Bir, benim yakın olduğum potada, bir benim yakın olmadığım potada, tükenmez ıslıklar çalıp duruyordu…

Bu bay basketbol topu olmayıp bu bay yılan olarak yuvarlak engerek, insafsız dişleri ile bir bu potayı bir o potayı sokup duruyordu… Potalar kısır değil, iletkendi. Engerek hangi potaya dişlerini geçirirse, o potaya sevdalanmış binlerce insan bir anda ölüyor, yılan dişi değmemiş potada binlerce insan yeniden doğuyordu…

***

Dün akşam Spor ve Sergi Sarayı’nda basketbol değil, Fenerbahçe-Galatasaray oynuyordu. Başka hangi rekabet, başka hangi öldüresiye mücadele Türkiye’de “ezeli ve ebedi” olabilmişti ?

***

Dün akşamki final bir bitiş değil, taze bir başlangıçtır.

Benim ilk gençliğime rastlayan ellili yıllarda dün gece gibi nefesleri yutturan, kişiyi taraftar olduğuna pişman ettiren, basketbolun oynayan, ona sahiplik eden, patronluk eden yine Fenerbahçe ve Galatasaray’dı…

Dün gece salonda Yalçın Granit şeytanlığı, Tunç Erim zarafeti, Erdoğan Partaner herküllüğü, Altan Dinçer buldozerliği, Erdoğan Karabelen yüksekliği, Yılmaz Gündüz radarlığı dolaşmıyor, ama Galatasaray ve Fenerbahçe ölümsüzlüğü dolaşıyordu…

Dün gece Fenerbahçe ve Galatasaray sancağını başka birileri almış, onlar dolaştırıyorlardı…

Fenerbahçe final sancağını dolaştıran Calvin’ler, Efe’ler, Aliço’lar, Hakan’lar maçın başından beri kaçırdıkları Galatasaray’ı bir kere daha yakalayamayacaklardı, çünkü ikinci maçın basketbol kahramanı olan Calvin ve Efe dünkü sonun ölü birer heykeli idi.

Galatasaray sahada tuttuğu beşi ile F.Bahçe kısalarının örttüğü kar tipisi ile maçın zirvesinden inmedi, indirilemedi… Fakat “All Fenerbahçe tragedie” yi yazan iki Amerikalı zenci Dawkins ve Michaelle idi.

Şimdi elinizde tuttuğunuz gazeteler, G.Saray’ın kazandığı ve F.Bahçe’nin kaybettiği bir finali yazıyorlar.
O bitti, ama ezeli rekabet asla bitmeyecektir.

İSLAM ÇUPİ
(03 Nisan 1985, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.