Maraton ve Maracana


02.06.1985'de Fenerbahçe'nin sahasında Antalyaspor'u 3-1 yenip şampiyonluğu ilan ettiği maçtan sonraki yazıdır.


34 maçla Türkiye Ligi maratonunda Fenerbahçe Stadı dün Maracana gibi idi…

Şampiyonluğa, çok inanmış Fenerbahçeli yığınlar ile Fenerbahçe 5 puan geride iken “şampiyonluk gitti” demeyen o inat ayaklı futbolcuların dün ancak Brezilya’da rastlanan bir büyük günde birbirlerini kucaklamaları, futbol olayının kökeninde yatan en anlamlı Oscar‘dır.

O Antalya filelerini jilet gibi kesen ve Fenerbahçe Stadı’nda oturan 30 bin insanı, ayaktaki insan yapan İlyas’ın o muhteşem frikiği, şampiyonluk kapısını açan frikiki belki atılmayacaktı.

Ligin birinci yarısından sonra, İlyas’lı teknik ve idari yönetimin başlattığı “hır-gür” ve İlyas’ı takımdan yok etme eğilimleri hükmünü icra etse idi, o Trabzon’da İlyas’la doksanıncı dakikadaki hayata dönen Fenerbahçe hayata dönmez, İlyas yedekliğin küfünde yavaş yavaş kaybolurken, Fenerbahçe dün‘e şampiyon olmuş takım değil Şampiyonluğu kaybetmiş bir takım olarak gelirdi.

Fenerbahçe defansı dünkü şampiyonluk gününde olduğu gibi 33 maçta da hatalar yapmıştır.

Fakat elinde, geri dörtlü görevlerini her konulduğu yerde yapabilen Erdoğan, Cem, Abdülkerim, Hasan ve Sedat gibi futbolcularla, her futbol için ölenin yerine dirisini yaratmıştır.

Müjdat, Önder, Tuğrul gibi orta sahanın eziyetini bir Fenerbahçe kölesi gibi 34 maç taşıyan futbolculara karşılık, Pesiç ve Hüseyin de zarafet ve tekniği ayaklarından düşürmeyen birer sabırlı taşıyıcı olmuşlardır.

Şampiyonu tayin eden ve Türkiye Ligi’ni tatile sokan dün de, ortaya çıkan bir Şenol canavarına, Veselinoviç başta dün teknik heyet dört gözünü açıp bakmalıdır. Çünkü bir canavar F. Bahçeye zarar vermeyecek, bilakis  F.Bahçe’nin rakiplerini böyle yiyecekse o canavarı yirmi maçta yedek kulübesinde tutmak, günahtır günah…

İSLAM ÇUPİ
(03 Haziran 1985, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.