Akşamın ölümü

ölümü ” Akşamın olumu
Ölümler peşpeşe Bab-ı Ali’de hedef vurmaya başladı. Unutulması unutulmayacak sevgili Sevik’in  arkasından, Orhan Menemencioğlu da isabet aldı. Orhan Menemencioğlu ile “abilik-kardeşlik” sözleşmesi 1959 yılında dev AKŞAM’da imzalanır. Ben mesleğin henüz ikinci yılına yılışan bir alabroz çırak, o ise olgun, dolgun, oturduğu sütundan güldür guldür sesler getiren bir usta…

Türkiye’deki güreş sporunun uzmanlığını yaprak yaprak yazmış bir ata sporu tarihçisi idi, Orhan Abi… Gençliğinde Fenerbahçe’de futbol oynamasına rağmen, sonraları meşin topla sarhoşlamaya devam etmemiş, gönlü, kafası ve sevgisi ile Kırkpınarlarda çimen, kapalı salonlarda minder olmuştu.

Güreşi bir spor olmaktan çıkaran, ona bir sevda sevgisi ve saygısı yerleştirmiş bir karasevda ozanıydı, Orhan Abi…

***

Orhan Abi’ye hiç söylememiştim, şimdi söyleyeceklerimi…  Daha açılmışı ile, daha genişletilmişi ile şimdi yazacaklarımı.

Yazarın hassosu idi. Yazarlığı kelimelerle, tenis topa ile oynamak gibi, bir değişik renge ve gürültüye boğardı. Bir yöreler dili sihirbazıydı. Adana lehçesinin o yürünemez, o tanınmaz uçsuz bucaklığında, cümlelerle bir dans edişi vardı ki, o figürleri hiçbir kartlaşmış tango veya vals uzmanı yapamazdı.

Fakat yaptıklarına yaldız koymak, yaptıklarının altında havai fişek patlatmak göstermeciliğinde değildi Orhan Abi… Mütevazi idi, çelebi idi. Büyük şeylere soyunmayı kendi büyüklüğü yanında çok küçük bulurdu.

***

Sırtını yapıştığı çarşaftan ayıramayacak derecede hastalığa düşneden önce, İstanbul her ikimiz için “Bir bahar akşamı rastladım size” idi.

Rastlaşmamız hep ikişer viski bardaklı, tek şişeli, beyaz peynir, kavunlu bir tahta masa sadeliğinde olurdu.

Dayım Ali’nin, Amno Ramazan’ın, Burgazadalı Eşekçi Çetin’le Eczacı Çetin’in -Çetinlerin çetelesine bak— kulakları çınlasın. Rakılama postlarını hep oralara kurardık.

Kurduklarımızın hiç durmayacağına inanacak kurardık. Orhan Abi’siz bir kurmaya, öksüz düşeceğimi hiç düşünmeden…

İstanbul sevimıiz, İstanbul pis, Istanbul eski Istanbul’ dan çıkıp  Islaholmazbul’a dönüştü.

Tüm Orhan Abi ile birlikte bildiğim kaldırımlara ayak sürsem, onunla aynı ellerle ısıttığımız kapı tokmaklarını açsam, o kulaklarımızı deli eden, o kulaklarımızı tımarhaneye götüren şarkıyı artık bir gramofonda döndüremeyeceğim.

Bir bahar akşam rastladım size

Çünkü bitirmem mümkün olamayan uzaklara gitti Orhan Abi…

İSLAM ÇUPİ
(23 Eylül 1986, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.