Boşa geçti seneler…


12.03.1988'de Fenerbahçe'nin Sarıyer'i 2-1 yendiği maçın yazısıdır.


FENERBAHÇE maçın ilk yarısında bir Kadıköy köstebeği… Zeminin üstünde değil, çimen altı olmuş… Yapılmayan stoplar… Yerine gitmeyen paslar… Defansın ilkel korkusu yüzünden 30-40 pastan kaleci Can’ı arayan toplar… Bir Fenerbahçeli futbolcunun öteki bir Fenerbahçeli futbolcu ile çarpışması… Trafikteki komik yüz…

Sarıyer ilk devrede skoru 4-0 yapacak golleri file yerine foto muhabirlerinin kucağına atmış.

* * *

Devre dikiz aynasıdır.
Sahaya çıkmış üç yedek, topu çirkin çirkin tepiyorlar. Sanırım tribündeki Fenerbahçe taraftarının taraftarlığı ne kadar koyu olursa olsun, bu yedeklere bir ad bulamaz.

Bu yedeklerden Fenerbahçe’ye cankurtaran olmaz. Bu çocuklar daha ayaklarını bile kurtaramamışlar.

Hoparlörde bir arabesk mi var, yoksa bir Fenerbesk mi?

Metin Milli o iki kiloluk sesi ile şarkı satıyor.

“Yıllar yorgun ben yorgun. Boşa geçmiş seneler…”

Metin Milli de, Fenerbahçe futbolda gayr-ı milli…

* * *

Fenerbahçe’nin büyüklüğünü maçın başından beri çılgınlaşan seyirci anlatıyor. Onlar tribünde olmasa, şırasına oynanan bir mahalle maçına ayak çarptığımı sanacağım.

Fenerbahçe’nin birinci devre burnu havada idi, ikinci devre hırsı ve onuru havaya kalktı.

Şenol, Erdi, Nezihi, Durmuş, Pesiç gibi rakip gerilerinde Fenerbahçe homurtuları çıkarmaya başladılar, yavaş yavaş…

Eskilerde Fenerbahçe’yi önemsememek ölümdü.

Ama dünkü Sarıyer dünkü Fenerbahçe’yi yeneceğine o kadar çok inanmıştı ki, maçın içinde dolaştırdığı gırgırı ve laubaliliği oyunun içinden çekip alamadı.

Sarıyer maç ciddiyet temposu adına uyanmamakta ısrar edince, karşısında Faust’un şeytanından daha etkili bir şeytan bulmuştu, Rıdvanbahçe…

Rıdvanbahçe’nin akıl almaz becerileri ile Sarıyer takımının estetik markajı birbirleri ile hiç uyuşmayacak, Beyaz Martıların defansta açtığı geniş otobanlarda, Paris’i düşüren Nazi Mareşali Pauls gibi, Rıdvanbahçe Sarıyer’in başkentine doğru elini kolunu sallayarak yürüyecekti.

Sarıyer başlangıçta işini bitireceğini sandığı Fenerbahçe’ye gol atamamakta, hoşgörülerin en hoşunu gösterirken, Rıdvanbahçe’nin kazacağı çukura düşeceğini nereden bilsin ki…

İSLAM ÇUPİ
(13 Mart 1988, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.