Her şey bitti

LİGDE “mutlu son”, ya da futbol adı ile şampiyonluk, iki hafta bitmeden Galatasaray lehine bitti.

Futbolcular maçtan sonra Derwall’i omuzlara aldılar da Mustafa’yı almadılar. Acaba Mustafa taşınmayacak bir ağırlık mıydı ki, öyle yaptılar futbolcular.

Teknik direktörü tart, antrenörü tartma. Futbolcuların tartı aletinde bir arıza mı var?

Hakem beş dakika içinde Karşıyaka’ya 4 sarı kart gösterdi. Eğer hakem bir western filminin içinde olsa idi, senarist bay düdüğe şu diyaloğu yazmacaktı.

“Babam Ali Sami Yen kasabasının en çabuk silah çeken adımı idi.”

Vur silahşör hakem vur, nasıl olsa ortalıkta Beşiktaş kasabası da kalmadı.
* * *
Bir gazete hafta ortasında yazmış.

“Tanju’nun ayak sesleri Metin Oktay’ın ense kökünde.”

Metin Oktay’ın ensesi, futbolcu ensesi olmaktan çıkıp sivil ense oluşunun yirminci sene-i devriyesini kutluyor.

Artık Metin’in ensesi ile Tanju’nun ayak seslerinin bir araya gelmesi demek, serçe kuşunun Boeing içinde yuva yapması gibi bir mümkünsüzlük.

Onu silgi ile silip tahtaya doğrusunu yazalım.

“Metin Oktay’ın 38 gollük gol rekoru ile Tanju Çolak’ın ligdeki 37 gollük gol rekoru yarışıyor”

Tanju dünkü bertilmiş ve çatlamış kolu ile maçın içinde tam saat mesai yaptı. Onu o halde sahada tutmak bana göre hata idi. Yeni bir darbe Tanju’yu son iki maçta oynamaktan mahrum edebilirdi.

Sonra bütün Galatasaraylılar ağlamaz mıydı?

* * *

Dediler ki dün, “Karşıyaka ligin ikinci yarısında hiç yenilmemiş” Dünkü yenilmezi gördükten sonra ben de derim ki:

“Hiç yenilmediğine göre, demek hiçbir maç oynamamış”.

Bayram arifesi. Karşıyaka’nın yediği ikinci gol, çam sakızı çoban armağanı.
* * *
Şampiyonlar geçerken övgüler de yürüsün.

Simoviç elleri top yakalamak için doğdu. İsmail ayaklarında kaçak yok. Semih, “Benimle mukavele yapıyor musunuz, yapmıyor musunuz?” Erhan topun kürkünden en iyi anlayan derici. Yusuf maçın taşeronu. Uğur hem koşarım, hem düşünürüm. Arif topu severim, rakip kale direklerini sevmem. Mirsad, şampiyonluk aydınlığında bir kafa feneri. Cüneyt smokingli bir stoper. Prekazi ayakları ile uğraşılmaz. Tanju çok şey her şey.

Galatasaray’ın şampiyonluğunu gök gürültüsüne benzeyen bir şamata ile onaylamayan, bu yazıyı sevmeyen ölsün.

İSLAM ÇUPİ
(16 Mayıs 1988, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.