Ligin mana ve önemi


17.09.1988'de Galatatasatay'ın Adanaspor'u 7-3 yendiği maçın yazısıdır.


MUSTAFA Denizli’nin yaratıcılık denizi pek sığ değil… İçine atlandığında insanın kafası, bir kurnalık hamam suyuna toslayıp iki kafa olmuyor.

Taşra illerinde dolaşa dolaşa futbol sanatında iğne ipliğe dönen Metinden Milli Takım’a gerdanlık yapılırken bu beceride Mustafa kuyumculuğunun hiç temposu yok mu?

Çok uzun bir yok oluş için kendisine çimen hapishanesinden yeşil bir firar çıkaran Büyük Savaş, bunca boşa atılmış yığınla küçük adımdan sonra bir libero uzmanı olarak Galatasaray’ın içine dönmüşse, bu ikinci krallığın kurulmasında Mustafa projesinin ince diplomasisi gezinmiyor mu?

Küçük Savaş’ın futbol sahasındaki tuzla buz olmuş büyük dağınıklığını voltajı öldürücü bir yüksek gerilim hattına bağlayan ondan 500 mumluk bir randıman alınmasını sağlayan insan teknisyeninin adı niçin Mustafa olmasın?

Kaptan Cüneyt’i ayaklarının sonbahara bastığı şu günlerde bu kadar sakinleştiren, olgunlaştıran savunma ve taarruz futbolunda bu kadar renklendiren müsekkinin adı “Mustafa” konsa, Tabipler Odası bana kırmızı kart mı gösterir?

Vak’a, nasıl bir “vak-va-ka”dır

Mustafa çok iyi futbolcuların artistik yönlerini yan yana koyup antrenörlükte başrole soyundurdukları bir kolay adam mıdır, yoksa eşofmanının gelişi güzel yerlerine meçhul rozetler gibi astığı alelliği sade on bir adamı futbolcu eden, bereketli eden, berhudar eden antrenörlük bir sihirbaz mıdır?

Mustafa’nın bu konudaki kafa taşını yazmak yazıcıların henüz kalem  soktukları bir yazı tipi değil galiba…

***

Galatasaray’ın dünkü Adanaspor yürüyüşü de, aynı biletin rotasında yazılı idi.

“Hep beraber Adana’ya ma aile hep beraber Galatasaray’a…”

Galatasaray birinci devre iki nazar sakatı verdi. Uğur ve kaleci Simoviç’in adalelerine ne girdiğini bırakın, bizim beyaz pijamalılar Houston’daki allameler bile anlamazlardı.

Uğur ve Simoviç çıkınca Adanaspor’un şansı kavağa çıktı ve çimende topu yakalamaktan aciz futbolsuz misafir, beraberliği yakaladı.

Beraberliği yakalayan Adanaspor, futbol konusunda o kadar “birlik ve beraberlikten” yoksun idi ki ikinci devre başlar başlamaz iki dakika içinde iki gol yedi.

Şimdi ben TV’de ligin ilk haftasında kalemimi yumup ağzımı açtığım için haksız mıyım?

Dün bir hayli futbol sıkıntılarına düşmesine oyunu zaman zaman ayaklarından kaçırmasına rağmen bu Galatasaray bir tek Tanju ile bütün rakiple dalgasını dilediği makamda geçiyorsa, “Türkiye Ligi’nde 19 takım vardır” iddiası. hangi sıhhatli beynin öne sürdüğü kavga olabilir?

Adanaspor dün Galatasaray’a deplasmanda 3 gol attı diye sakın futbol pabuçlarını çimenden alıp Kafdağı’na asmasın…

Çünkü oyundan çıktığı dakikadan itibaren her geçen dakika Galatasaray’ın ihtişamlı lig portresinin % 70’lik kısmı olduğu herkes tarafından kabul edilen Simoviç, şayet oyunun bütününde kalede olsa idi maç 7-0 veya 7-1 bitecekti…

Bir tarafın yedi attığı bir tarafın yedi yediği bir oyuna “lig maçı” diyenler arkasından pek keyifli bir “cik” diyebilirler.

İSLAM ÇUPİ
(18 Eylül 1988, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.