Ölümsüz çiftler


20.11.1988'de Fenerbahçe'nin Boluspor'u 4-2 yendiği maçın yazısıdır.


PERDENİN beyazında ya da film şeridine takılmış adı ile beryazperdede 50 yıllı sinema bakışçılığında hafızamla hala koyun koyuna yatan ölümsüz çiftler vardır. Janet Mc.Donalt-Nelson Eddy gibi… Ginger Rogers- Fred Astair gibi… Gene Kelly-Judy Garland gibi…Spanacer Tracy-Katherine Hepburn gibi…

Dün Fenerbahçe-Boluspor maçını seyrederken, beyazperdede efsane haline gelmiş çiftlere, futbolda da çarpıcı bir “selef’ geldiğine gözlerimle tanık oldum… Futbolda birilerinin içini dışını okuyan, birinin düşündüğünü ötekinin de düşündüğü bu çiftin adı, Oğuz-Rıdvan’ dır.

Dün Rıdvan’ın attığı birinci golde iki kişinin bir kişi olduğu öyle bir ustaca uyum vardı ki, futbol sanatsa eğer, bu baletlerin resitalini ayak yaşınız ne olursa olsun, ayağa kalkıp alkışlamanız gerekirdi…
* * *
Fenerbahçe takımında bu dünya sinemalarında oynayacak ölümsüz çifte karşılık ekibin geri dörtlüsünde ölümcül bir dargınlık ve basit hata yapmak ayak tiryakiliği var.

Fenerbahçe ilk golü derinliksiz tuttuğu, pozisyon yanlışlığı ile tuttuğu göbek rehavetinden yedi.

Günümüz futbolunda göbekten gol yiyen bir defansı, o savunma bölgesinde tutmak yerine işkembesini çıkararak bir tuzlama dükkanının kazanına boca ederler.

Düne kadar basit ve korku duya duya oynadığı için az hata yapan Ergin, bu anlayışını bırakıp dün “Alis Harikalar Diyarı”ndaki umursamaz periyi oynamaya başlayınca, Fenerbahçe defasındaki beraberlik bulutları bir ara o kadar yoğunlaştı ki…

Taygun acemi… Müjdat ise liberoluğun istediği temel şart olan uyanıldığa karşılık, dalgın ve düşünmede rötar yapan bir romantik…

Kuru zeminde direksiyonu bu kadar ters tutan bir defansın, yağmurlu havada daha çok trafik kazası yapacağını söylemek için, Karaköy kavşağında duran komiserin tecrübesine terfi etmek gerekmiyor.

İlle de Yesiç ithalatı diye yırtınan Veysel’in SOS’ ları hiç de vesvese değil…

İSLAM ÇUPİ
(21 Kasım 1988, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.