Yeryüzünde iki dostluk

Toni Schumacher’i B.Almanya’nın en görkemli bekçisi olarak Dünya Kupası, Avrupa Futbol Şampiyonası finallerinde, benim için yakalanamaz bir uzaklık gibi defalarca seyrettim.

Ben bir Türkiyeli yazar kalemi o da sanki dünya dışı bir galakside oynayan bir kuyruklu yıldız olarak, çok uzak yaşadık.

Sevdası, hayranlığı, sıcaklığı tek taraflı olan bir diyalogtu bu…

Yazarlarla yazara konu olan insanlar, bazen değil çokçası biribirlerini tanımadan ölürler. Ama arkalarında dünya klasiklerinin arasına yaşaması ilelebet kalacak romanlar, tiyatro eserleri ve sinema şeritleri bırakarak…

Benim tanımadığım Schumacher’le, benim kalemimin tanıdığı Schumacher, aradaki mesafeyi “yıllar sonra hangi duygu ve sihirli kemendi attılar ki, aynı ülkenin toprağına çakılı düştüler?

Galiba dünya, insanlarındır. Ülkeler ise, o insanların birbirlerine “merhaba” dediği, tanıştığı dostluklarını pekiştirdiği büyük peronlardır.

Peronlar da sanıldığından uzak değildir.

* * *

Fenerbahçe kalesindeki Schumacher’in kıpırtılı diriliği ile benim bir akşamüstü Adana Havalimanı’nda tanıdığım Schumacher keyfi arasında biribirlerini hiç reddetmeyen benzerlikler var…

Fenerbahçe kalesinde profesyonel futbolculuğun bir türlü sorumluluğunu elinden düşürmemek için çırpınan ve o alanda bir emek anıtı gibi duran Schumacher’le, benim bir akşamüstü Adana Havalimanında tanıştığım giyinik Schumacher’in kalecilik ve futbolculuk şuru biribirlerine o kadar benziyor ki..
Maç bitmişti ama Schumacher hala maçı oynuyordu, sanki…

Schumacher, 3 yıldan beri bir manken okulunun podyumuna benzer bir “çıtkırıldım”lık saçan Fenerbahçe idmanlarının ciddiyetini ve profesyonel yapısını geri getiren insandır.

Schumacher her maçta defansın çok çabuk gevşeyen civatalarını sıkan bir ustaş, takımın defansından ileri ucuna kadar oyun rakibe kaptırıldığında tavsiye notaları gönderen bir hırslı tenordur.

Schumacher Fenerbahçe’de takım içinde kaybolmuş ve fertler orası berhava edilmiş sevgiyi, arkadaşlığı. insan yüreklerine tekrar sokmuş bir hümanist ve bereket tanrısıdır.

Schumacher ihtimal 3 yıldır kaybolmuş Fenerbahçe itimadını elleri ile büyütmüş bir ana belki Fenerbahçe taktiği ve futbolcuların saha şovunu kalemi ile çizip sahneye oturtan bir koreograf, belki şimdiye kadar ligde görülmemiş deplasman başarısını her kente yansıtan büyük ve çözülemeyen bir büyüdür.

Schumacher’i şimdilik biraz kesip yazıda “Schu” olarak bırakıyorum.

Neden mi? Fenerbahçe taraftarlarının kulaklarına bir lodos dalgası iriliğinde düşen protestoları yüzünden…

“Çok üstüne düşme bozarsın…”

 

İSLAM ÇUPİ
(20 Aralık 1988, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.