“Rıdvan”izm

Rıdvan futbol sahasında rakipleri tarafından santimleri hesaplanması mümkün olmayan bir uzunluktur. Özellikle rakibin ceza sahası yakınlarında ve üstünde hiç kestirilemeyen bir uzunluk…

Türkiye, yakın zaman diye hafızamıza asabileceğimiz son 20 yılda Rıdvan biçiminde imal edilmiş bir çabukluk ve dripling makinesine tanık olmadı.

Rakipleri tarafından prospektüsünün okunması mümkün olmayan bu makinenin en öldürücü yanları nedir ? Oyun rakip yarı alanına, özellikle rakip kalenin iyice fark edildiği bölgelere düştüğünde, gole topsuz şekilde korkunç bir hazırlanış… Rakiplerine 5-10 saniye “ben bu golde yokum” dercesine adeta afyon verircesine sunduğu bir markaj dalgınlığı hali…

Sonra tembellik durağanlığını, sonra topa karşı sahte ilgisizliğini birdenbire ortadan kaldıran müthiş bir sürat…

Çarpıcı ve her metre başında cenah değiştiren, temposu gittikçe artan ve kayak ustalarının görkemli slalomlarını andıran bir dripling becerisi…

Rakibin defans derinliklerinde, Rıdvan’ın önlenemez gol yolları açılmıştır artık…

Rıdvan, futbolun en büyük hedefinin son metrelerinde ne yapacağını ayaklarına çok öncede emretmiş bir komutan gibidir. Öylesine soğukkanlı, öylesine kendinden emin, öylesine golü yapacağına inanmış bir sihirbaz olarak…

Gol anlarında Rıdvan sadece tribünlerden değil, sahanın içindeki rakipleri tarafından da seyredilen adamdır ; bence…

Türk futbolunda dönem dönem güne damgalarını vurmuş büyük fenomenler gelip geçmiştir.

Bu büyük albümün son çarpıcı sayfası Rıdvan’dır.

Futbolcu Rıdvan, futbolcu Rıdvan ikizinden ayrılmazsa, büyük formuna yılların istikrarını koruyucu kalkan yaparsa, Türk futbolunun içinde başka bir akım uç verecektir ; Rıdvanizm…

Türk futbolunun gelecek kuşaklarına birkaç süper star oyuncu düşecekse eğer, bunun gerisindeki ustanın Rıdvan ve bu ekolün Rıdvanizm olduğunu hep birlikte hatırlayalım lütfen…

İSLAM ÇUPİ
(11 Şubat 1989, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.