Kaç patron var kimbilir ?


26.11.1989'da Fenerbahçe'nin Bursaspor ile 2-2 berabere kaldığı maçın yazısıdır.


Kim Metin kıran kafa kopartan Fenerbahçe’de ?…

Hafta içinde Müjdat sol bekte oynamama demagojileri yapar, takımın istikrara giren geri dörtlünün 3 adamı değişir.

Sonra geri dörtlü diye dün ne durduğu yeri bilen, ne pozisyon ve müdahale sezgisi olan, sanki futbol ayakkabısını hayatında ilk kez giymiş hissini veren, vücudu ve kafasının içi talaş dolu, bir ölü insanlar topluluğunun kepazeliğini seyredersiniz.

Kimdir, battaniye altına girmiş diktatör Fenerbahçe’de?..

Türkiye Birinci Ligi’nin hiçbir takımında oynamayan ne kadar futbolcu varsa, “Fenerbahçe’de oynar” hükmü ile bir kiralıklar cenneti otobüsüne bindirip San-Lacivertli garaja döken kafa kutru kıç santimdir diye, daldığı kumdan ortaya çıkmalıdır.

* * *

Can’ı, Murat’ı Kalamış’tan sürüp onların yerine kaleye 350 milyon liraya Neşet korkuluğunu alın erkek, “benim” diyerek gizlendiği yerden fırlayıp Babıali’deki sütunlarına yürümelidir.

Hangi zeki milyoneri, kampı İstanbul yakasında yapıp Bursa maçını Kadıköy’de oynamak gibi görülmemiş ters bir harita çizmiştir ?

Dünkü Nejat’ı gördükten sonra İsmail için şimdiye kadar yazdıklarımdan ötürü kendisine 2 kilometrelik bir özür mektubu gönderiyorum.

Kafasındaki tek bek İsmail’i bile saha dışı yamyamlara yediren Veselinoviç, lütfen Dereağzı’nda etrafa Babıali habercilerini toplayıp. “Takımın tek teknik patronu benim. Takımı ben yapıyorum“‘ şeklinde tertip erkekliği taslamasın…

Çünkü Veselinoviç Fenerbahçe’nin tek patronu değil…Zurnanın son deliği Yugoslav hoca… .

Başkalarının yaptığı takımları seyrediyoruz. Ben basın tribününde, o ise kulübede…

* * *

Önümüzdeki haftadan itibaren Fenerbahçe için bir alev makinesi haline gelecek fikstüre hiçbir sorumlu sorumsuz gözlük takıp bakmaz, Schumacher, Almanya’ya esrarengiz bir ameliyata gönderilir.

Türk futbolu ve Fenerbahçe’ye belki 50 yıl sonra gelip gelmeyeceği bile belli olmayan bir Rıdvan dahisi, hala vücudunun içinde ne taşıdığı aydınlanmamış, bir gizli yükle, idman maç dengesizliği çelişkisinde oradan oraya savrulur..

Hakan’ın ayak dengesizliğine ve büyük kişisel hünerlerine rağmen, bir türlü oyuna canlı ve sıcak bakamamasına “halledilmesi gereken bir sorun” ciddiyeti atılmaz.

Hele hele, 9 lig maçının hepsini oynamak yerine, o oyunları saha içinde seyreden, seyretmeye devam eden Aykut’un durumu, sanki bir kısa sözün çengeline atılmış bir Yugoslav kış kavunudur…

Nema problem…

Dün Bursa oynadı, Fenerbahçe oynamadı.

Fenerbahçe sadece “dün” de değil, mevsim başından, lig başından beri oynamıyor.

Fenerbahçe oynatılıyor, aslında…

Fenerbahçe Karagöz perdesinin önünde olanlara bakmayın artık…

Esas curcuna perdenin arkasında… Kaç dansöz var kimbilir?.

İSLAM ÇUPİ
(27 Kasım 1989, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.