Rıdvan’ı rahat bırakmak

Bu manşetleri spor sayfalarının üstünde gömlek kollarının en uç deliklerine takalım… Şu öbek öbek sekretarya masalarına yığılan “dia”ları bir süre görmezden gelelim, onlara arkamızı dönelim…

Şu deklanşörler hep aynı yüze dönmesin, aynı yüzü aydınlatmaktan, aynı yüzde patlamaktan vazgeçsin…

Şu muhabir denen haber koklayıcılar, haber kapıcılar, onu her gün ziyaret edilen bir “Kabe haber” yapmaktan biraz kopsunlar, yeni kaynak arayışına yönelsinler.

***

Babıali’deki “birisine full-time gidiş” filmi afişten indirilmelidir, artık…

Çünkü her geçen gün artan şiddet ve hayalcilik, gündeme gelen entrika, pusulası dar ufak hesaplar, bu filmi seyreden ve adı spor sayfası okuyan adama çıkan yığınları, bezdirmek üzeredir…

İsterseniz filmi birlikte değiştirelim.

Babıali’nin beyaz perdesine daha romantik, daha sevecen, senaryosu daha mantıklı ve insancıl kokan yeni bir film koyalım.

Filmimizin adı mı ?
“Rıdvan’ı rahat bırakmak…”

Çünkü Rıdvan, son derece esrarengiz bir sağlık grafiğini vücudunun içine almış olarak 5-6 aydır sahalarda rakipleri ile oynamaya çalışırken biz de onunla oynuyoruz.

Rıdvan, Babıali’ce her gün, her dakika takip edilmekte, tırnağını kesse fotoğraf konusu olmakta, türlü çeşitli sağlık haberleri ile bir tıp kitabının en menhus sayfalarında oturtulmakta…

***

Rıdvan’ı 6 aydır soyduk adeta…Sonra karşısına hızlı bir konsültasyon ekibi olarak geçip, bütün doktorluk silahlarını ona yöneltip bakıyoruz.
— Ciğerlerine bakalım…
— Hayır, hayır, önce solunum yollarına…
— Ne münasebet, önemli olan ayakları, kalçaları… Menisküs de olabilir, artroz da…
— Kan kontrolü ve sayımı en sağlıklı yoldur, bence…
— Böbrekleri ve safrakesesini de unutmamak gerek…

Fenerbahçe’nin Türkiye’nin en önde gelen en büyük kulübü ve Rıdvan’ın da o teşekkülün en gözde futbolcusu olduğu birden güme gitti.

Rıdvan’a sağlık ülkesi önerenler kuyrukta… Rıdvan için “kasap doktor” muskası yazanlar cami avlusundan Rıdvan için neredeyse Türkiye’de tıp istasyonları oluşturulacak, sağlık fonları kurulacak, tıp teknolojisi ithal edilecek ve 21. asrın ne kadar beyaz gömlek mucizesi varsa çocuğun ayaklarının altına serilecek.

Bunun adı Rıdvan’a duyulan sevgi oluyor, bunun adı Rıdvan’a uzatılması gerekli şefkat ve alaka oluyor.

Ama ölçüsünde… Ölçüsü kaçmış mefhum sevgi de olsa, şefkat ve alaka da olsa, sahibine bir dozdan sonra mutluluk yerine, mutsuzluk, sıkıntı ve dert verir.

Gelin yeni filmimizi isterseniz daha mantıklı, hoşgörülü ve altyazılarını daha dikkatli olarak seyredelim…

Ve de başınızın üstündeki afişi kafanızın içine iyice düşürerek…

“Rıdvan’ı rahat bırakmak…”

İSLAM ÇUPİ
(21 Aralık 1989, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.