İkinciliğin kutsal yeri


20.05.1990'da ligin son maçında Fenerbahçe'nin Adanaspor ile 0-0 berabere kaldoğı maç sonrası.


Fenerbahçe, dünkü maçın sonucu ne olursa olsun, yakalanmış lig ikinciliğini, derecelerinin en güzeli olarak ilan etmiş ve futbolun kanunları içinde olmaması gereken ultra bir romantikti.

Yavaş danscı Oğuz’un topun önüne, arkasına astığı tembel fotoğraflar, Müjdat’ın, Büyük Şenol’un fizik makinede uyguladığı vites küçültmeler, Schumacher’in maç içinde zaman zaman Almancılıktan köylüğe düşmesi, Fenerbahçe taraftarının gönlüne hiçbir öfke virüsü sokmuyordu.
* * *
Oyunun az gol pozisyonlu olması, maçın bazı dakikalarında “yürüme” adımına dönüşmesi, Küçük Şenol ve Cevdet’in şahsında oynanan şeyin rakip ceza alanında zaman zaman karikatürleşmesi Fenerbahçe taraftarının umurunda bile değildi. İsmail ve Nezihi’nin defans işçiliklerinin çetelesini tutan yoktu tribünlerde… Hatta hatta çok kritik maçlarda çok kritik gol vukuatları yapan Nejat bile unutulmuş, kaynayıp gitmişti dünkü maçın içinde…

Şampiyonluk günlerine görülmemiş kıyametler asan Fenerbahçeli taraftar, dünkü ikinciliğe de keyiflerin en tevazu sahibi olanını soktu.
* * *
Karda kışta, yağmurda poyrazda ayazda bir yıl Fenerbahçe’nin arkasında bir Sarı-Lacivertli cemaat olan kalabalıklar, yığınlar bir şeyi herkeslerden iyi bilmektedir.

Fenerbahçe’nin yıl boyunca yıldız ihanetine uğradığını bilmektedirler;

Fenerbahçe’nin yıl boyunca kiralıklardan yediği kazıkları, yönetim ve teknik kadronun biribirine karşı takındığı gereksiz kabadayılıkları bilmektedir.

Özel yaşamı Fenerbahçe disiplininden, Fenerbahçelilikten önde tutanları, kaytarmalı idmanlardan dolayı maç formlarını istenen seviyeye getirmeyenleri, futbol dövüşünden ısrarla kaçanları bilmektedir.

Niye Şenol’un büyüğü, niye Müjdat, bu yılın Fenerbahçe kahramanıdırlar? Çok mu tekniktiler, çok mu unutulmaz gollerin altındaki imza idiler, çok mu tribünleri ayağa kaldıran dripling hareketleri mi yaptılar?

Yoo, hiç de yoo…

Ama her maç dövüştüler. Hiçbir maç Fenerbahçe’yi yalnız bırakmadılar. Yer ve forma aristokratı olmadılar. Hangi yer, hangi görev, hangi forma verildi ise, başına namus diye asıp, düştüler sahanın içine…

Fenerbahçeli seyirci, lig ikinciliğini gönlünün tacı yapıp, bu dereceye dün son kere sevgi ve saygılarını sunmuşsa, bu davranış, kaçan şampiyonluktan çok, Fenerbahçe’den kaçanlara gönderilmiş bir protesto muhtırasıdır…

Futbolda ikincilikler, futbola birincilik ihanetleri atmışlardan yüz kere daha değerlidirler.

İSLAM ÇUPİ
(21 Mayıs 1990, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.