Numaranın numarası


5.10.1991'de Fenerbahçe'nin Ali Sami Yen'de Galatasaray'ı 2-0 yendiği maç sonrası.


MAÇTAN önceki muhteşem Fenerbahçe seyircisi ile maçtan önceki mütevazi Galatasaray seyircisi, nasıl bir futbol oyununu ateşleme farkını anlatıyorsa, başlıyan ve 90 dakika süren karşılaşmada da, Fenerbahçe Galatasaray’a karşı tribünlerdeki üstünlüğünü zeminde yürüttü durdu.

İğne deliklerinden top geçirme gibi milimetrik bir dar bölge aritmetik ustalığı gösterip Galatasaray orta sahasını çimene diken Oğuz’un rakibin önlemesi mümkün olmayan bölgelerine giden öldürücü paslarına, Ümit, Tanju ve Aykut daha inançlı bir vücut koyarak, kaleyi daha iyi gören vuruşlar yapabilselerdi, Sarı-Kırmızılı takım aleyhine daha ilk yarım saatte hezimete giderdi, maç… Hele buna Hamza’nın yaptığı ve bulunduğum yerden kesinlikle topa değil adama yapılmış sandığım kusurlu hareketi penaltı ile cezalandırmayan hakemin atlayıverdiği büyük Fenerbahçe avantajını da düşünerek, oyun Sarı-Kırmızılı ekip adına bir felakete yuvarlanırdı; belki de…

***

Dün bir kere daha görüldü ki, “Çok adamı pozisyona sokup gol sıkıntısını gidereceğim” diyen Mustafa Denizli’nin bu sihirli kelamı henüz Galatasaray takımının iliklerine işlemiş değil…

Bir büyük maç, çimende 90 dakika tek gol pozisyonu olmayan kurulukta dolaştıran Galatasaray teknik direktörünün hayali skor beklentilerine hayal kırıklıkları atarken, oyunun ilerleyen dakikalarında büyük bir golcünün Fenerbahçe forması ile Galatasaray defansının çok kritik mevzilerine sokulduğunu bütün stad görecekti.

Dünkü ölümsüz derbyde, Fenerbahçe Tanju ile oynamamanın golcü farkı ile en keyifli gününü yaşarken, Galatasaray kaybedilmiş iki file ayağının arkasından yürüme özürlü oluşunun çaresizliğini yaşıyordu.

Fenerbahçe taraftarının, inatçı darphane Metin Aşık’ın “helaldir sana” dediği bir güne kahramanlık yaptı Tanju…

İSLAM ÇUPİ
(06 Ekim 1991, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.