Bir şeytan adam

İLK golü erken, ikinci golü ise, hiç bir klas takımın geçit vermeyeceği bir taç atışından yedi Fenerbahçe…

Fenerbahçe defansının gerek kontraataklarda, gerekse karambollü pozisyonlarda bir müdahele fakiri ve bir hamle yanlışcısı olduğu iki üç yıldır biliniyordu.

Dün bu açık ve telaşlı arka bahçenin en tutarlı bekçisi kaleci Engin, sezonun elini kolunu bağlamış maçını ilk devre oynayınca Fenerbahçe’nin saha tansiyonu kulübedeki doktorun elektrosuna çok endişeli çıkışlar ve inişler getirdi.

(ikinci devre) özür dilerim Engin… Son 45 dakika Engin’in devleşmesi ve penaltıyı kurtarması zaman azlığı yüzünden yazıya sonradan yapışmış bir yamadır.

İsmail’in bek, Müjdat’ın libero, öteki beke Semih’ i yerleştirip, Novak’a orta saha denen top bolluğunda özgürlük verilmesi, her Fenerbahçe’linin kafasındaki ideal tertipti.

Mantık tertibinin sezon başında kurulması gerekirken bu günlere bırakılması alışkanlık melekesini geliştirmedigi için, Semih, Müjdat, İsmail esas yerlerinde bir müdahele ve pozisyon alma bunalımı geçirdiler.
* * *
Novak’a da orta saha elbisesi bol gelmişti. Vücudunda teknik olmayan bölgesi bulunmayan Novak, yeni geldiği futbol toprağında çalım ve pas dengelerinde tutarsız bir ayak olarak kaldı. Çok top tutan ve bir “dripling-kolik” intiba veren Stoilov,rövanşın silik isimlerindendi.

Hayal kırıldığı heyülası Gerson’du aslında…

İtalya’da hangi tembelhaneye girdiği belli olmayan Gerson, ağırlaşmış fuleleri kaybettiği ilk topu kampa kediliği ile maçın en hafif futbolcularından biriydi.

Çok acemi bir kırmızı kart faulü yapan Hakan, bu çok önemli rövanş maçında Fenerbahçe’yi 10 kişi bırakmakla, hala mahalle mantığını muhafaza edip, uluslararası bir kafa zenginligine ulaşamadığını belgelemekte idi.

* * *

Maç günü yazdığım yazıda bir dev futbol ayrıcalığından bahsetmiştim. Rıdvan’ in dirisi ve ölüsü üstüne çeşitli morg raporlara yazan Sepp Piontek’in ve Fatih Terim’in dün burada olmalarını ve ceplerindeki futbol diplomalarını tekrar gözden geçirmelerini ne kadar isterdim.

Şu anda vucüdundaki ameliyat izleri ne kadar çok çizgi taşırsa taşısın, şu andaki kafa bulutları ne derece griliğe bürünmüş olsun Rıdvan Türkiye’nin dünya standartlarındaki tek oyuncusudur.

Anlatabildik mi, bu emsalsizliği ve Türkiye’nin yerine koyması imkansız bu futbol kişiliğini ?

İSLAM ÇUPİ
(01 Ekim 1992, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.