Oyunun sonu


02.05.1993'de Fenerbahçe'nin Kocaelispor'u 4-0 yendiği maç sonrası.


TÜRKİYE ligi denen oyunun sonunda Fenerbahçe’nin bu derece olumlu değişikliğini hiçbir futbol psikoloğu teşhis edemezdi herhalde..

Ligin başından beri gerek futbolun bağlantılarında gerek kollektif ve ferdi gösteride, gerekse kondisyon ve ustalık birikimi bakımından dejenere bir grafik çizen San -Lacivertli takım lig denen oyunun sonunda hele şampiyonluk şarkıları söylemeye başlayan bir Kocaelispor karşısında mevsimin en büyük oyununa saha açmasına hiçbir futbol teorisyeni sağlıklı bir teşhis koyamaz.

Aksayan futbolcu yoktu Sarı – Lacivertli takımda…Oğuz, Aykut, Rıdvan, Engin gibi yıllar süren efsanelerin silinmesi, İlker, Novak, Hakan gibi çok eleştirilen insanların kahraman olması bu maça rastlıyordu. Bu maç ayrıca yerden yere vurulmuş bir defans birikintisinin hatasız oynadığı belki de kocamanlaştığı bir oyunun adıydı.

Mevsim başından beri mücadelesinden, oyun hırsından birbirleriyle yardımlaşma noksanından şikayet edilen Fenerbahçe ekibi dün bütün bu özelliklerini sahaya getiriyor ve zemini kullanırken gösterdiği fiziki  tempo ile bir Avrupalı maçı provasını yapıyordu Trakya sınırları içinde.

* * *

Şampiyonluk şarkıları söylemeye başlayan Kocaelispor, belki o koronun takımı değil de ligden düşmesi kesinleşmiş bir takımın güçsüzlüğü ve zavallılığı içindeydi.

Daha ilk santra kullanıldığından itibaren Kocaeli takımının rakibinin üstüne gitmekten çekinen bir hali vardı. İşte tarihsel fark bundan kaynaklanıyordu galiba. Oyundan değilde isimden çekinmek, tarihten çekinmek.

Plansız, hesapsız bir dağınıklıkta olan Körfez onbiri dün Fenerbahçe ile bir şampiyonluk maçını oynadığının farkında değildi anlaşılan. Birinci devre kendisini yenik duruma düşüren iki Fenerbahçe golünün dışında dört – beş tane rakip golünün kaçırılışını da kazayı bekleyen tevekkel bir insan gibi seyretti durdu.

Oynanmamış maç, oynamadan önce yapılan teknik direktör konuşmalarıyla kazanılmazdı. Kocaeli takımı birinci devre boyunca Fenerbahçe’nin ceza sahası içine tek defa girmek gücünü gösteremezken, teknik direktör Güvenç Kurtar’ın dili ona beş günden beri İzmit – İstanbul otobanı olmuş, Fenerbahçe’nin haysiyeti üstünde dolaşıp duruyordu. Genç adama nasıl anlatmalı ki; insanların konuşma ayarlarını çok iyi dengelemeleri lazım. Konuşma ayarlarını düzenlemeyen insanlar nerde olurlarsa olsunlar; sinemada, tiyatroda, politikada, futbolda yani nerede olurlarsa olsunlar saçlarını berber kesse de dillerini bir gün toplum fena keser.

Efsanelerin gittiği normal insanların normal futbol oynadığı dünkü fark maçında Tanju’ yu yine son efsane olarak alkışlamak bir borçtu.

İSLAM ÇUPİ
(03 Mayıs 1993, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.