F.Bahçe forvetsiz


29.08.1993'de Fenerbahçe'nin İzmir'de Altay'ı 2-1 yendiği ligin ilk maçının yazısıdır.


FENERBAHÇE dört yıldır o her tarafa akan defans denen damı tamir etmiş. Dört yıldan beri savunmadaki delikleri hangi ipliği transfer ederse etsin bir türlü dikemeyen Fenerbahçe, bu bölgede hatasız, gediksiz oynama dikkatine girmiş.

Orta sahanın ortasındaki Oğuz, klasik radar gözlükleriyle oyunu yine bilinen ustalığı ve soğukkanlılığı ile yönetiyor.

Ama bu hattın sağında ve solundaki Mecnun ve Tayfur’un ayaklarında total futbol ne zaman patlayacak?

Rakip bek gidişlerine engel olan bir gizli savunmacı mı? İlerdeki İlker, Bülent yalnızlığını kalabalıklaştıracak, bir görünüp bir kaybolan ofans hızırı mı? Yoksa sadece oyun neredeyse oraya gidip rakip futbolunu bozmaya çalışan, her işi yapan amele mi?

* * *

Son dört yıldır forveti ile oynayan şampiyon olmasa bile, gol kralları çıkaran Fenerbahçe İlker ve Bülent’ten kurduğu ileri ikili ile, kolay golcülük rolü oynayacağını zannediyorsa, hayal kırıklığı yaratacak bir düşünceye beyin açıyor demektir.

İlker ve Bülent’in ayaklarında hangi gol kerametleri var ki…

Bırakın yılda 20 – 25 golü, 8 – 10 tanesi ile tanışmışlıkları var mı futbol hayatları boyunca?

Futbolcu sahanın her tarafında oynar ama, gol bölgeleri çok çok özel futbol incelikleri ister.

* * *

Osieck dünyanın her ülkesinde uygulanan disiplin kurallarını Dereağzı alaturkalığına da oturtmak istiyor, haklıdır…

İdmanda iyi çalışmayan iyi maç oynayamaz.

İdmanlarda çok çalışan ve dünkü maçta futbolu çok çalışarak oynayan Fenerbahçe, sonuç bölgelerinde çok özel gol rahatlığı ve melekesine sahip bir futbolcunun olmayışı yüzünden, Altay önünde büyük sonuç sıkıntılarına düştü.

Disiplin güzel, hoş ama sonuçta Tanju’yu, sakatlığı ne zaman düzeleceği meçhul Aykut’u ve Rıdvan’ı çağırıyor.

Osieck katedralde oturuyor ama Kalamış’taki ezan seslerinde bu nağmeler var.

İSLAM ÇUPİ
(30 Ağustos 1993, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.