F.Bahçe ve her türlü basın

6 yıldır sürekli yazdım. 6 yıldır kaleme aldığım Fenerbahçe yazıları bir otoban olmasına rağmen, üstünde ne otomobili ile gezen bulundu, ne de kulağı ile bu metrelerde dikkatli tur atan…

Bu süre içinde üzücü olan şudur, aslında… Uzun zamandan beri hasta olan Fenerbahçe, ne zaman “günlük şok” denen ağır komalara girse, yazılı basın spor sayfaları ile, görüntülü basın kameraları ve sesleri ile, eski insanların eski bir konu ile oynadıkları tiyatroyu, çare diye umut diye, sarı – lacivertli çamaşırhanenin tertemiz gönderlerine, kirli bir fanila gibi asmalarıdır esas elem verici olan..

Fenerbahçe için, çağ için, yönetim dinamizmi ve kafa yaratıcılığı için, 1914 modelin-de kalmış bir dinozor makedine benzeyen insanların, bu kulübün kurtuluş savaşı söz konusu olduğunda, üniformalarını üstlerine geçirip yazılı basının spor sayfalarında, görüntülü basının kamera bebeklerinde boy atması, hangi akla ve mantığa uygun düşen tutarlı fotoğraflardır, acaba?..

Fenerbahçe’nin uğradığı her ağır kazada bu insanlar, her defasında hakim savcı polis doktor hastahane cankurtaran rolü ile karşımıza çıkacaklarsa, o zaman sormak gerekmez mi, alemdeki cümle cem’iye

“Peki bu kulübün katili kim?”

* * *

40 yıldır sadece aktörleri değişen, oyun uslubu prensipleri ve sahneye konuş biçimi hiç değişmeyen bu Kadıköy piyesinin hiç al benisi kalmamışken, devamcıları tarafından afişle tutulmak istenmesi, kendi bünyesinde “goy goycu” bulabilir de, taraf kuyruğu olmaması gereken yazılı ve görüntülü basın bu kampanyanın içinde nasıl olur?

Son aylarda gerek yazılı ve gerekse görüntülü basının “Fenerbahçe’nin kurtuluşu” ile ilgili sayfa boyu yazı, kilometreler boyu negatif film harcamalarında, bir tek yeni yüz birtek dinamik fikir, birtek çağcıl öneriye rastladınız mı?
Eğer yazılı ve görüntülü , basın Fenerbahçe meselelerinde dürüst ve samimi ise, Kadıköy’ün bit pazarında dolaşmaktan artık vazgeçer, Türkiye’nin bu en büyük kulübünün kurtuluşu için, üretken ve yaratıcı beyinlerin, yeni dinamikler ve dünya görüşünü temsil eden insanların peşine düşer.

Yazılı ve görüntülü basın şayet, “Fenerbahçe ve kurtuluş savaşı” hamasetini eski top ve tüfekleri ile tekrar canlandırma peşinde ise, bu insanların berbat ettiği teşekküle, hala “Türkiye’nin en büyük kulübü” diyerek eski madalyalarını takma gibi tarihi bir protokole mabeyincilik edecekse, Fenerbahçe bir gökdelenler teknolojisi arasında kalan eski bir Osmanlı konağı gibi, yok olacağı güne, koşar adım gidecektir.

* * *

İnsanların bir cemiyet karşısında işlevlerini tamamlaması, insanların bir cemiyet karşısında beyin ve iş kapasitesini kaybetmesi, doğa diyalektiğinin doğal sonucudur.

Fenerbahçe’yi tarihinin en ağır bunalım noktasına robotlar değil, bu insanlar getirmiştir, çünkü…

Fenerbahçe’nin sorumluluğu ile değil Fenerbahçe’nin hatıraları ile yaşamak ta, güzeldir şereflidir, bazı insanlar için..

Fenerbahçe’nin önümüzdeki yılları kurtarması isteniyorsa, bu kavramın sevgilileri böyle bir reforma gönülden inanıyorlarsa, bu günden tezi yok bu büyük kulüpte, “Paris şartı” na benzeyen bir “görevi bırakmak şartı” na istifa yazan bir defter yaprağı açılmalıdır.

Bu yönetim tüm birimleri ile eğer edindikleri kartvizitleri değil, Fenerbahçe’yi gerçekten seviyorlarsa bu feragat tünelinden öncelikle geçirmelidir, kendilerini..

Fenerbahçe’de bir 40 yıl gruplara, saygı duydum ben…

Nöbetçilik görevi yapmışlardır, denetim işlevinde bulunmuşlardır. Fenerbahçe’yi yönetecek başkanı ve idarecileri seçme konusunda son derece hassas ve isabetli teraziler kullanmışlardır.

Fakat son 10 yıldan beri gruplar tarafından titizlikle korunan bu “Fenerbahçe’ye insan bulma ve seçme anayasası ” örgütlerin asgari müşterekleri kaybetmesi ve biribirlerine girmesi sonucu büyük bir erozyon ve belirsizliğe uğramış, kendilerine çeki düzen vermesi şüpheli kişilerin Fenerbahçe’yi yönetmek gibi, bir garabet portresini ortaya çıkarmıştır.

Gruplar kendilerine ya akılsal ve yönetimsel yeni bir model giydirecekler, ya da Fenertbahçe’de “görevi bırakma şartı” nın altına imzalarını sonunda ister istemez atan fuzuli şagilciler olacaklardır.

Fenerbahçe’nin gelecekteki kurtuluş günleri için, yeni insanlara ihtiyacı vardır, hem de şiddetle…

Yönetimi tek adamdan kurtarıp orada bir başkanlar sistematiği kuracak, Fenerbahçe’nin kelimede kıyafette ve toplumsal birimlerde sıfırlanmış itibarını iade edecek, sağlıklı transfer takım ve teknik direktör tılsımını bulacak, mikro ve makro plan, bütçe kaynak yaratma ve harcamada genel güveni ve onayı toplayacak, kulübü kişi cepleri ekonomisinden kurtarıp, orayı modern bir işletmeye müesseseye dönüştürecek, yeni insanlara ve yeni dinamiklere ihtiyacı var.

Ben böyle bir rotanın bulunması için kendime göre uğraş verirken, yazılı basın ile görüntülü basın, Fenerbahçe’nin kurtuluşu için bundan sonra yeni adam kaynakları taze dinamikler arıyacakları yerde aynı mizah külliyatından Hacivat ve Karagöz resimlerini alıp, Fenerbahçe fotoğraf sergisine asmaları gülünç ve esef vericidir.

İnsanların yarattığı gericilik traş edilir de, hergün Türkiye’de milyonların Beynini dilediği gibi kaynatan kurumların, “gericiliğe devam” isteği nasıl berataraf edilebilir ki?..

İSLAM ÇUPİ
(18 Ekim 1994, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.