Derbiye dokunma


1995 TSYD kupasında Fenerbahçe'nin Galatasaray 3-1 yendiği maç sonrası.


Erken derbi, F.Bahçe G.Saray maçlarının 90 yıllık klasik lezzetini vermese bile mevsim başı hazır olmayan sahanın üstüne giyilmiş bulunan bir heyecan kılığı idi.

Hazırlık maçlarıyla futbol sahasının sezon başındaki “uyum aykırılığı” o kadar doğal ki…

Yaz tatili futbol sahasının zeminini “uyuyan yeşil” yapmakla kalmaz, onun üstünde dolaşan oyuncuları ve onların kullanacağı topu birbirini tanımakta zorlanan birer “köre” çevirir.

Fenerbahçe ve Galatasaray’ın TSYD Kupası sebebiyle İstanbul futbolseverlerinin önüne pek erken indirdikleri “derbi” ne top, ne saha parçaları ne de futbolcular bakımından “çok zalim bir teraziye çıkarılacak” bir maç sayılmamalıdır şimdiden…

Galatasaray bu yıl oynamaya çalışacağı  “İngiliz dışı bir İngiliz sistemi“, Fenerbahçe’nin uygulamaya yelteneceği “Brezilya sistemi”  şu anda “sahada yürüyecek bir canlı” haline gelmediğine göre, iki takıma amansız tenkit bombaları atmak o kadar yersiz ki.

* * *

Fenerbahçe defansının gol geldikten sonra, özellikle dörtlendikten sonra, geçen yılların “perişan sahnelerini” yaşamayacağı daha ilk derbide belli oldu.

Hele Sounders’ın  “kalecileri iflas ettiren” bir gol şutunda, Rüstü’nün gösterdiği olağanüstü refleksi Fenerbahçe’nin bu yıl bir “şeytan eldiven” ile oynayacağını belgelemektedir.

Fenerbahçe’nin rakibinden daha önce “lige hazır” hale geldiğini iddia etmek belki afakilik taşır ama, Sarı – Lacivertli takımın artan klas oyuncular sayesinde bu dönem sahaya daha “dolu kramponlar” dökeceği muhakkaktır.

Galatasaray “Saffet ve Saunders ikilisi” ile Hakan’ın yokluğundan ötürü uzun biz “Torino nostaljisi” çekmez anlaşılan.

* * *

Kalede “eski firma Hayrettin’e yeni bir heyecan gelmese bile “, Galatasaray bu yıl defansta vasat bir grafik tutturur.

Tugay’ın ona sahada eski günlerini imzalamaya hazırlandığı bu sezonda Suat, Yusuf ve Marsh’ın ilerleyen haftalarda bu alana daha verimli “adam manzaraları” getirecekleri kesindir.

* * *

Erken derbi, Fenerbahçe – Galatasaray maçlarının 90 yıllık “klasik lezzetini” vermese bile mevsim başı hazır olmayan sahanın üstüne giyilmiş bulunan bir “heyecan kılığı” idi.

Bu dev maçta özellikle Galatasaray’a ayrılan tribünlerin boş kalışı, kulüplerin seyirciyi elleriyle götürüp beyaz cama yapıştırışıydı.

Bizim Milliyet’te fazla baskıdan bu yazımı hangi kalıba yapıştıacak bilmiyorum. Topaloğlu’nun  “yazı için son ihtar telefonu” çaldı. Bundan sonra “Nobel olsa” kazamınıanı

İSLAM ÇUPİ
(03 Ağustos 1995, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.