F.Bahçe’nin intiharı


18.11.1995'de Fenerbahçe'nin Ankara'da Gençlerbirliği'ne 3-1 yenildiği maç sonrası.


HER çarşamba Avrupa Kupası’ndan ve milli maçlardan, sonra Fenerbahçe lige dönmüyor, intihara dönüyor.

Dün gece Atkinson’un süper golüyle 1-0 öne gecen Fenerbahçe’nin sonra Gençlerbirliği karısında dağılıp gitmesi aciz denen bir kaftanı giyişi, son derece dramatik bir görüntü çiziyordu.

Aslında Fenerbahçe’nin intiharında bazı insanların feci suçları vardı. Takıma ilk girdiği andaki formundan bir hayli uzakta görünen Halil İbrahim kendi koridorunu kontrol ederken sık sık arkaya sızan hiç bir adamı görmüyor ve oradan Fenerbahçe ağır bir defans hatası deliği açtırıyordu.

Rüştü başka bir failiydi, dün geceki intiharın. Penaltı hareketini yaratan Gençlerbirliği oyuncusu zaten kaleciyi faulden başka yapacak hiç bir imkanda bırakmamış, burada Rüştü’nün adamı tutarak hem penaltıya sebebiyet vermesi hem kendisinin atılmasını sağlaması affedilir bir oyunculuk zekası değildi.

Rüştü’nün oyundan çıkması Fenerbahçe’nin hem iskeletinde hem de Parreira’nin kafasında büyük boşluklar yaratıyordu. Kaleci olayından sonra Tayfun’un sağbeke çekilmesi ve Boliç’in oyunda tutulması gerekirken, Emre ile tamamen aksi yapılıyor ve Fenerbahçe tilki pozisyonları kovalayan büyük bir kozundan antrenörünün gafıyla mahrum kalıyordu.

Gençlerbirliği, Fenerbahçe’nin yaptığını yapmıştı, dün gece Ankara’da. Bol paslarla Fenerbahçe’nin sahanın hiç bir  tarafında tutunamamasını hazırlamış ve oyunu istediği gibi yönlendirerek Fenerbahçe’ye mevsim başından beri arandığı mağlubiyeti tattırmıştı. Çünkü Fenerbahçe’de defansı büyük bir beceri içinde tutan Uche ve Högh’ten başka bu lig maçını, bu Genclerbirliği’ni ciddiye alan tek futbolcu yoktu. Milli maçın kahramanları liglerin misafir oyuncuları gazetelerde her gün manşet olan Sarı – Lacivertli pozcular hiç mi yoklardı sahada. Gençlererbirliği’nin haklı galibiyetinin yanında bir başka tereddüt de uç vermişti, dün geceki oyunda…

İSLAM ÇUPİ
(19 Kasım 1995, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.