Boliç kahraman


03.12.1995'de Fenerbahçe'nin Samsunspor'u 3-0 yendiği maçın yazısıdır.


Fenerbahçe, hangi oyun şeklini benimserse benimsesin, eğer o gün maçı kurtaracak kahramanlar sahada değilse, Sarı-Lacivertli ekibin karşı tarafa verdiği sürpriz sonuçlar bu yüzdendir.

Dün akşam, ligin şimdiye kadar yaptığı en kahırlı deplasmanına çıkan Fenerbahçe, bu oyunun içinden Boliç diye bir kahraman çıkarınca, önceden düşünülen Karadeniz endişeleri sevince dönüştü.

Fenerbahçe, sahada hiç de sağlıklı bir oyun görüntüsü göstermediği anda Boliç’in attığı gol her şeyi çözen sihirli bir ayak oldu.

Fakat itiraf etmek gerekir ki; Samsunspor, sakatı, eksiği ve Fenerbahçe karşısında hiç de bürünemediği kazanma hırsıyla bu sonucun hazırlayıcı etkenlerinden biri oldu. Samsunlu Ercan, Oğuz’un önünde ve arkasındaki amansız markajı birdenbire eritince, kaptanın ustalığına giren Fenerbahçe, oyunu kolay görüntülerin içine sokuverdi.

Fenerbahçe, sanki bundan önce çok aleyhinde yazdıklarımıza da düzelme imkanı veren bir oyuna çıkmıştı.

Bülent hem pres yapıyor hem geriden ileriye, ileriden geriye çabuk gelip giderek belki mevsimin en iyi oyununu oynuyordu. Sinirlenmese aynı şeyleri Kemalettin için de söyleyebilirdik. Fakat Kemalettin ‘in sarı karttan sonra adeta kırmızı karta davetiye çıkartan hakemle oynama illeti hiç de anlaşılır bir öfke değildi.

Fenerbahçe, oyunu çok rahatlatan bir skora gidince, artık Samsun’un hiç bir etkisini üstünde hissetmiyor ve oyunu zaman zaman keyifli bir idman maçına çeviriyordu.

Önce söylediklerimizi bir daha tekrar edelim. Samsunspor, hem eksikti hem de oyun üstünde etrafın bir haftadan beri söylediği hırsta ve öfkede değildi. Bu bakımdan, Fenerbahçe’nin Samsun’dan rahat çıkışı biraz da rakibinin oyun boyunca gösterdiği yumuşaklık ve idealsizlik sebebiyleydi.

Maçın hakem triosu belki de mevsim başından beri Türkiye’de oynanmış tüm oyunların örnek idaresi olarak gösterilebilirdi.

İSLAM ÇUPİ
(04 Aralık 1995, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.