Fener’le ilk gece


11.08.1996'de sezonun ilk maçında Fenerbahçe'nin Samsunspor'u 4-1 yendiği maç sonrası.


OYUN kolay çözülünce hem Fenerbahçe tribünlerindeki keyif arttı, hem de futbolcuların skor sonucu oyun oynama keyifleri…Kolay çözülen oyunları yazmak da seyretmek de daha kolay oluyor.

Ali Şen’e dikkatle bakıyorum. Kendisi bir ay önce bir söyleşisinde, “Geçen yıl 45 resmi maçın ancak dördünde, beşinde maçı rahat seyrettim tribünde. Öbür maçlarda ise bazen taraftar bazen takım bazen talihsizlikler beni 17 takımla karşı karşıya bıraktı Bu sene öyle olmasını istemiyorum. Hiç olma-sa 20 – 25 maç beni tribünde rahat oturtun” diyordu.

Dün gece rahat oturduğu ilk maçıydı sevgili Ali Şen’in. Çünkü sonuç erken çözülmüş, herşey daha maçın ikinci yarısının başında Okocha’nın bizim sahalardan 15 – 20 yıl önce kalkan bir plase frikiğiyle çözülmüştü. Zaten Okocha maçın başından beri olağanüstü güzellikte ve sevimlilikte dripling ve pas manzaraları ortaya koyuyor, bunu Kemalettin, İlker, Tayfun ve Boliç’in fizik ve kafasını birlikte karıştırdıgı adam maharetleri süslüyordu.

Fakat kabul etmek lazım ki, lig maçlarında hiç bir takımın futbol seviyesi ideal hızına ve vitesine kavuşamıyordu. Samsun’a bu açıdan bakıldığı zaman, mesela ilk 15 maçın sonundaki takım olmadığını o dönemde lig oyununa daha hazır olacağını söylemek kesinlikle yanlış bir olay değildi.

Fenerbahçe oyuna ısınıp goller sıralamaya başladığı zamana kadar gerek çabuklukta gerek pas intizamında gerek rakibi sindirmekteki beceri dikkate alındığında Sarı – Lacivertli ekibin klas bir başlangıç yapmayıp, flaş bir bitirişte kendini noktaladığını kabul etmemiz gerekir. Gelen Fenerbahçe gollerinin hiç bir tanesini birbirinden kötü diye bir ayırıma tabi tutmanın mümkünü yoktu. Gerek Boliç’in gerek Kostadinov’un gerek Kemalettin’in gerek Okocha’nın frikik golü, hepsi bir kaç senedir Türkiye’de atılmamış görüntüler ve vuruş zenginliklerine sahipti.

İSLAM ÇUPİ
(12 Ağustos 1996, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.