Sevimli bir maç

MARMARİSSPOR Ege’nin sıcaklığını ve sevgisini alıp Fenerbahçe Stadı’na getiren 3. Lig’in bir temsilcisi… Defansta iyi savunmayı bilmeyen, orta sahada sevimli ve sempatik pasla top şakaları yapan, ileri uçta ise hücum dolaştırmaktan çok etini dolaştıran bir sayfiye ekibi…

Fenerbahçe ile Türkiye Kupası’nda eş olması, Marmaris’ten Kadıköy’e gelmesi herhalde İstanbul zengininin yazın o yörelerde keyif çatmasının bir rövanşı olsa gerek Marmarisspor’un…

Marmarisspor’un dün gece Ege’den kalkıp Kadıköy’e geçmesi ve Fenerbahçe’ye rakip olması, ne seyircinin umrundaydı, ne sulu göz havanın, ne de Sarı – Lacivertli takımın…

Kostadinov’dan başka… Bulgar ilk 11’de oynamanın icazetini ilk defa dün akşam alınca, hızını kesmedi ve birinci golü Marmarisspor filelerine göndererek bir 3. Lig takımına ilk sayıyı atan futbolcu oldu.

***
Dün gecenin saha raporu şöyledi Fenerbahçe adına… Dereağzı Tesisleri yerine Fenerbahçe dün gece kendi stadında iyi bir idman yaptı. Fenerbahçe’nin pazar günü Dardanelspor, çarşamba gecesi de Torino’da tarih oğlu tarih Juventus ile yapacağı maçlar için, ağzı ve ayağı olmayan Marmarisspor’dan daha iyi bir partner bulamazdı.

Marmarissporlu futbolcuları için dün geceki maçın sonucu hiç önemli değildi… Dün geceki oyunda yer alan futbolcular babalarına, annelerine, hatun ve çocuklarına, daha sonraki yıllarda torunlarına “Ben Avrupa Süper Ligi’nde 7 puan toplayan Fenerbahçe ile ben Manchester’a tek gol atan Boliç’le yanyana oynadım İstanbul’da” diyecek malzemeyi elde ettiler dün gece…

Lazaroni dün geceki oyunda yine Tarık’ı ilk 11’de oynatmadı, yedek bekletti. “Rakip zayıf, Tarık ya azarsa sonra benim halim ne olur” diye düşündü.

Fenerbahçe dün akşam Marmarisspor’a gol attıkça en çok nara atan seyirci değil, hoperlörün önünde oturan saygıdeğer spikerdi. Marmarisspor Ege’den hoş gelmişti ama maçın ikinci devresinde Çamlıca’dan kopup gelen karayel hiç de bir iyi haber değildi…

İSLAM ÇUPİ
(28 Kasım 1996, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.