Herşey buzdu dün gece


16.01.1997'de Fenerbahçe'nin Gaziantepspor'u 1-0 yendiği maçtan sonra


GAZİANTEPSPOR ´un sahasında hiç kaybetmemesinin sırrı herhalde sahaya sivrilmiş tek adam çıkarmamak ve bu oyunu takım gibi icra etmekten kaynaklanıyor. Başarının adı kollektivizm…

Fenerbahçe sahasında sezon başından beri kazanıyor‚ kaybediyor‚ berabere kalıyor. Yani futbolu üç ihtimalli.

Fenerbahçe´de futbolu tekniği ile iyi uygulayan ve onu sahada değişik varyasyonlarla çeviren Boliç‚ Okocha‚ Kemalettin ve şimdilerde Tarık ve Selahattin gecenin keyfine tam kapasite ile girerlerse Sarı – Lacivertli ekibin Türkiye´de yenmeyeceği rakibi yok. Bunların çoğu veya tümü oyunda olmazsa Fenerbahçe galibiyetten uzaklaşıp futbolda beraberlik veya yenilgiye banko diyor.

Çamlıca´dan stadın üzerine bir buzdolabı gelirken yazının başında sözünü ettiğim teknikler maçın ilk yarısıyla ile birlikte ayaklarının altına tüm oyunu almış ve sahada Fenerbahçe gecesi diye bir piyesi sahneye koymuştu.

Gaziantepspor dondurucu havada adale ısıtacak bir saha sobası ararken‚ Fenerbahçe´nin kollektif anlayışı ablukaya benzeyen bir görünüş kazanmış rakip defans hiçbir yer tedbiri almamışken Kemalettin bir yan faulü kafa ile Fenerbahçe´nin ilk golü olarak filelerle tanıştırmıştı.

Fenerbahçe rüzgara karşı oynamasına rağmen yel dengelerini çok olumlu kuruyor‚ defans kendi arasında yaptığı yan ve bol paslarla Beşiktaş karşısındaki pas faciasında görünmüyordu.

Gaziantep rakibin kurduğu bu temkinli oyuna rağmen ikinci golü yiyip galibiyet iddiasından uzaklaşmamak için yarı saha futbolunda tüm savunma kozlarını kullanıyordu.

İkinci yarı fark yapacağı zannedilen Fenerbahçe karşısında‚ Gaziantepspor´un son 45 dakika üstüne yığılışı soğuğu ısıtan görüntülerdi. Uche´nin devrenin ilk dakikalarında çömelerek kornere gönderdiği tehlikeler Sarı – Lacivertli ekibin kendi yarı sahasında patlayan dinamit görüntülerdi.

O anda hakemin oyunu kurallardan kurtarıp yere düşürdüğü anlar başladı. Bu anlardan sonra olan olmuş Fenerbahçe gereksiz yere sinirlenerek oyunun inisiyatifini tamamıyla Antep´e kaptırmıştı. Hele Kemalettin´in kırmızı kartla oyun dışı kalmasından sonra Fenerbahçe bir telaşeler mangası görünümü almış‚ birinci devredeki sistemli ve akıllı oyun yerini telaş eden‚ Antep karşısında tek golü muhafaza etme şaşkınlığındaki Sarı – Lacivertli takıma bırakmıştı. Eğer bu maç kurtulduysa Fenerbahçe tüm savunmasına ve kaleci Fevzi´nin mevcudiyetine bağlamalıydı.

İSLAM ÇUPİ
(27 Ocak 1997, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.