F.Bahçe farkı


21.3.1997'de Fenerbahçe'nin 5-0 kazandığı Vanspor maçı sonrası


İlker’in ilk santradan itibaren kuvvetli rüzgarla birlikte sağ kulvardan boralaşması, defansını yerli yerine koyamamış Vanspor’un için laçka oluşun bir imzasıydı.

Sonra iki kolay gol geldi. Arı gibi çalışan bir Fenerbahçe orta sahası alabildiğine etkili, uzun ve kısa paslarla ileri uca toplar yağdırıp, önce Boliç’e sonra Saffet’e iki kolay gol attırıyordu.

Boliç ve Saffet’e bu pozisyonlarda ancak düzgün vurmak gibi basit bir işlev kalmıştı.

Okocha sihirli ayaklarıyla orta sahada basmadık hiç bir çimen parçası bırakmıyor ama bu hareketlerinde ses çıkarmayan bir susturucu gibi dolaşıyordu.

Yanında Fenerbahçe’nin bütün gollerinin asisti İlker vardi. Vanspor defansını sola götürdüğü bir akında zenciye öyle bir top attıki, Okocha’nın vurduğu topa Van kalecisi ancak köşeye giderken çaresiz nazarlar atıyordu meşin yuvarlağa.

Rüzgarı arkasına alan Fenerbahçe anormal hava şartlarına rağmen, gelen kışı iplemiyor, şiirsel bir oyun tutturarak Vanspor’un üstüne son haftaların en etkili ve sanatçı futbolunu indiriyordu.

Ligde gol rekorunu kırabilirdi dün akşam Fenerbahçe… Niye oyunun üstüne daha iştahla gitmedi, herhalde Vanspor’un çok centilmen oluşundan…

Hiç defans yapmayan, futbolu sahanın yettiği yere kadar ofans gayesi ile götüren Vanspor, bana göre alkışlanacak bir rakipti. Hele Vansporlu Metin otoban tarafındaki Fenerbahçe kalesinin yakınlarında Anadolu yakasından İstanbul yakasına hasretle bakan bir Beşiktaş prensi gibiydi.

Fenerbahçe son haftaların en bol pozisyonu, en etkili futbolunu oynarken bazı oyuncular bu ritme ayak uyduramadılar maalesef…

Mesala Tarık… Hala o olağanüstü meziyetleri paslı gibi… Çok rahat ekseni etrafında korkunç bir hızla dönen Tarık, ne zaman takım için, ne zaman kendisi için oynayacağına estetik bir yorum getirmiş değil…

Oyunda çekişme olmayınca, rakip kendini zorlamayınca, maçta yük kendi üstüne binmeyince Kemalettin böyle maçlara sığmıyor, dün akşam olduğu gibi…

Maçın sonuç olmayan bölgelerinde olağanüstü dengeli, nefesli ve çalışkan olan Tayfun, golün ve ferdi hareketlerin başladığı noktalarda vücuduna heyecan basıyor ve hareketlerine bir telaş geliyor.

Vanspor’u ye Tınaz Tırpan’ı tebrik ederim. Tek puan diyen bir mart balığını yakalamaya yatmayıp dün akşamki mücadeleyi bir defans perdesi ile çirkinleştirmedikleri için…

İSLAM ÇUPİ
(22 Mart 1997, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.