Bir gece kardeşliği

KOSTADİNOV’u ilk onbire koyarak başlamak Fenerbahçe için çok geçti artık… Trabzonspor maçında verilen yanlış adam pusulasının Kocaelispor maçında tahsih edilmesi, doğru veya yanlış olsa dahi, Fenerbahçe’nin şampiyonluğunun önüne konmuş doğru bir tahta değildi.

Trabzon’daki müthiş mücadeleden eser yoktu Fenerbahçe’de, olamazdı da… Ne İlker’in formasında o denli ter birikmişti, ne Kemalettin sahanın her noktasını o kadar kusursuz eziyordu, ne de Fenerbahçe takımı 4 – 0’dan sonra bu kadar hırs ve bilinçle oyunun üstüne gidiyordu.

O tarihi maç şampiyonluğun kaybedildiği oyundu, her şey gururu ve üzüntüsüyle Trabzon’da Trabzonspor’un altında kalmıştı.

Sakat Högh’ü bu müsabakada oynatmak için bir acil servis kuran Fenerbahçe, Uche’nin şahsında disiplin ve ciddiyeti deneyip Arap’ı kadro dışı bırakmak doğru olsa da Fenerbahçe’ye fazla yararı dokunacak devrimler değildi artık..

Bu yüzden Fenerbahçe – Kocaelispor oyununda dişe diş görüntüler, iki takımın birbirlerine karşı uyguladıkları futbol görüntüsü ve eziyetinde çok farklılık yoktu, bir sessizlik ve yormadan yapılan bir idman maçı sükuneti vardı.

Oyun başlar başlamaz yumuşak ete batan bir bıçak gibi Kocaelispor’un savunma böğrüne Kostadinov’un batışı, 28 maçtır tertip duymayan Fenerbahçe’nin ilk onbirde yaptığı en ağır adam hatası idi…

Okocha ve Boliç’in bu Bulgar fırtınası karşısında yavaş ve isteksiz kalışı, Tarık’ın ilk onbeş dakikada ayağındaki en rahat topları pas olarak Fenerbahçe’ye değil Kocaeli adresli atışı, Sarı – Lacivertli ekibin lig başından beri bir türlü düzeltemediği klasik hatalarıydı.

Tribünler bir hakeme bir Şenes Erzik’e avazeler gönderiyor, “..ne hakem ..ne hakem”, “Şenes Erzik istifa” diye…

Hakem o sözlerden etkileniyor veya etkilenmiyor, ama Zürih’te olan Şenes Erzik, posta idaresi laf taşımadığı için bu sözlerin hiçbirini duymuyor.

Dahili Fenerbahçe orkestrası maçın başında devre arasında Fener marşı çalıyor. Hangi takıma, hangi seyirciye, hangi şampiyonluğa…

Fenerbahçe seyircisi halsiz şekilde arada sırada tribünlerde o klasik şarkıyı söylüyor. “Beraber yürüdük biz bu yollarda… Beraber ıslandık yağan yağmurda… Şimdi gidiyoruz şampiyonluğa…”

Şampiyonluğa mı Galatasaray durağına mı ?..

Maçın sonucunu yazmıyorum. Onu yazan arkadaşlardan okuyunuz.

 

İSLAM ÇUPİ
(13 Nisan 1997, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.