Gayesiz gece


3.05.1997'de Fenerbahçe'nin Sarıyer'i 4-1 yendiği maçın yazısıdır.


BİR gündüz bir gece, bir Fenerbahçe bir İnönü Stadı’nda arzı endam eden Sarı – Lacivertli ekip, lig ikinciliğini mi kovalıyor, yoksa CINE 5’in dolarlarını mı, bundan sonra…

Dün geceki oyuna bakarsak ikinciliği değil, sadece dolarları kovalıyor.

Şu bir gerçek ki, şampiyonluk dışı bir dereceye oynadığı anda takımdaki klası, ne olursa olsun Fenerbahçeli futbolcunun ayağındaki alet top yerine kavuna dönüyor. En tekniği Okocha’nın ayaklarındaki kavun ne kadar lezzetsizse, Erol ve Halil İbrahim’in taban altındaki şey de o derece kelek…

Tarık yine yedek kulübesinde. Sezon başından beri ha bu maç ha öteki maç gelir diye Godot niyetine beklediğimiz Tarık, sahanın dışında hala midye bağlama idmanında ise, ne Parreira ya ne Lazaroni ve Rıdvan Dilmen’e kızsın. Artık hardal tadındaki menüyü kendi pişirdiğine inansın. Sarıyer onbiri karşısında Fenerbahçe ile birlikte saha içinde değil de yedekte oturuyorsa, artık kabahatli diye kendini ayağa kaldırsın.

Fenerbahçe hızlı ve hırslı girdi, Sarıyer oyununa. Geri üçlüdeki kontrol ve dikkat olanca yumuşaklığıyla orta sahaya intikal ediyor, bu blok şeytanca toplarla ileri ucu sık sık gol pozisyonuna sokuyordu. Saffet’in ustaca attığı ilk kafa golü Sarıyer fileleriyle buluşurken, Fenerbahçe tribünleri bu talihsiz golcü için söylediklerini bir daha tekrarlıyordu. “Şampiyonluğun kaybedildiğı maçlarda niye golde bu kadar izin yaptın ?”

Işıklar maç başladıktan 25 dakika sonra yandı. Show TV’de her akşam kendini pay peygamberi ilan eden CINE 5, o ışıksız 25 dakikayı voltaj voltaj hesap edip elektrik kurumuna vermediği parayı o adil havuzun içine atmalı ve tüm şifreli kanaldaki kulüp esirlerine dağıtmalıdır.

Durdu Fenerbahçe ilk yarım saat geçtikten sonra… Ofanstaki o keyifli diyalog Boliç’in ters yerlere gidişi ve burnunu her gole sokuşu sebebiyle bozuldu.

O ana kadar bir yaz takımı rehavetiyle oynayan Sarıyer’i Fenerbahçe’nin bu aniden oyundan düşüşü canlandırdı. Bu canlılık Bulgar vasıtasıyla Sarıyer’e bir ilk devre beraberliği getirdi.

Oyunun ikinci yarısında Fenerbahçe’nin üstündeki formalar değişmiş, bu ilk on beş dakikadan sonra oyun zihniyetinin de yenilenmesine yol açmıştı. İkinci yarının ilk on beş dakikasında maç berabere bitiyor diye bir düşüncenin içindeydik ki, Feıerbahçe önce Okocha sonra defanstan kopup son haftalarda kritik ofans noktalarına gelen Uche ve Saffet’in golleriyle mutlu sona ulaştı.

İSLAM ÇUPİ
(04 Mayıs 1997, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.