Vurun şimdi Ali Şen’e

Bir yıl F.bahçe’de kadife eldivenlerle dolaşan bir kodaman, ikinci yıl bu efendilikten sıkılmış ve ellerine boks eldiveni geçirmiştir.

FENERBAHÇE şampiyon olamadığı dönemlerde bu toz bulutu hep kalkmış, Kadıköy’de bu fırtına çıkmıştır. Sevgili Ali Şen olsa da çıkmıştır, Ali Şen olmasa da…

Bu takımın doğasındaki kromozomun adı şampiyonluk varsa herşey dört dörtlük ya da mükemmel… Şampiyonluk yoksa Fenerbahçe demokrasisinde koparılacak kelleler için öteye beriye giyotinler kurulur, sandıktan aynı sulh ve listeden çıkan yönetim, birbirini yiyen insan kurdu olur, aylar ayları kovaladıkça…

Kurulduğundan bugüne kadar Fenerbahçe kavramı böyle gelmiş bir iki yılı sakin geçtikten sonra, mutlaka kelimeler susmuş onun yerine silahlar patlamıştır, bu camiada…

Bir yıl F.bahçe’de kadife eldivenlerle dolaşan bir kodaman, ikinci yıl bu efendilikten sıkılmış ve ellerine boks eldiveni geçirmiştir.

* * *
Sevgili Ali Şen’e bu yılki icraatlarından dolayı bir sürü eleştiri gönderilebilir.

‘Her şeyi birden yapmaya yeltendi hiçbir şey yapmadı’ çok kafalılık merakı, sevgili Ali Şen’in bu yıl oturduğu ve çok eleştirilen ego vitrini idi.

Fenerbahçe’nin şampiyon olduğu son yılda Ali Şen başkan mıydı, yoksa her şeyi kendisi yapmış tek adam mı?

Şampiyon olunca tek adamın tasarruflarına demokrasi de, şampiyon olamayınca tek adamın kılık kıyafetin ve ismini değiştir. Fenerbahçe’de diktatör var diye feryatlan…

Bana göre Ali Şen ilk seçildiğinde teknik direktörlükte avucunun içine aldığı Jean Tigana’yı Fenerbahçe’nin başına getirmemekle hata yapmıştır.

Bugün; Fransa’da Monaco’yu uzak ara şampiyon yapan Jean Tigana, yarışma teknik direktörü olarak gösterdiği başarının yanında, üretime getirdiği yeni kıstas ve soluklarla Monaco ve Fransa futbolunun geleceğini hazırlayan insandır.

Tigana hem Fenerbahçe’yi iki yıldır görev yapan teknik adamlardan daha iyi yarıştırır, hem de Kayışdağı’nda kurulan alt yapı tesislerine bir Avrupai veche ve canlılık getirirdi.

* * *

Fenerbahçe’nin gelecek yıl Şampiyon olabilmesi için, eli ayağı adı tadı santrfor olan bir futbolcuya ihtiyacı var anşart…

Çünkü bütün sonuç fiyakalığına, aldığı şampiyonluklara rağmen, Fenerbahçe’nin son santrforu 1986 yılından kalma Hasan Vezir’dir.

Fenerbahçe’yi ileri çıkmaya zorlayan, en yakın yerden rakip kaleye giden, 50 60 metre top taşıma ısrarı ve kuvveti olan bir santrfora ihtiyacı yar.

Böyle bir adam Türkiye’de yok. Dışardan bu tip forvet cengaveri alınmazsa. Fenerbahçe’ye yapılacak her türlü rotüş onu lig güzeli yapar. Ama o ad, hiçbir zaman şampiyonluk güzeli olmaz.

İSLAM ÇUPİ
(27 Mayıs 1997, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.