Özerkliğe kaşınan insancıklar

Futbol Federasyonu ikinci seçim teşebbüsünün kelimelerle senaryosu şöyle…

Yer Ankara… Futbol Federasyonu genel kurulunun 228 delegesi başkentte… Yeniliyor, içiliyor dedikodu yapılıyor ve seçim günü mahalline 150 kişi geliyor.

Seçim yapılabilmesi için üçte iki ekseriyet istendiği için 152 kişi olamayan futbolun kahramanları, topun yeni patronunu tayin edemeden dağılıyorlar.

Birkaç kongre kuliscisi birbirine laf atarak, tarizde bulunarak Ankara’daki kongreyi yeni başkanı ve yönetimi seçmeden, merkez hakem komitesi üyelerini gün ışığına çıkarmadan, kongre ışıklarını söndürüyorlar.

MİLLİYET oluşan bu sonucu REZALET kelimesi ile taçlandırıyor.
***
MİLLİYET’in “REZALET” diye topyekün enkazını ortaya çıkardığı bu seçim binasında, curuf kovalarını şöyle sallamak gerek…

Oy vermeye gelmeyen yüzsüzler listesine baktım. Birkaç müstesna, benim gibi 40 yılı bulan gazeteciliğimin lupunda, futbol için her bakımdan hafif insanlar denizi var.

Eğer – inşallah sürer – özerklik devam edecekse, 228 olan genel kurul üye sayısını 50 – 60 ile sınırlayarak, hem kalite hem karakter bütünlüğü denetime alınmalıdır.

Şenes Erzik’i çoğunluk, gözü ve adımları UEFA’da gövdesi Türkiye Futbol Federasyonu’nda olan Avrupa’ya dolu bizim ülkeye kof bir insan nazarı ile gördüğü için, yoğun bir tenkit kazanına sokup hırpalıyordu.

Şimdi Erzik’in istifası ile boşalan Futbol Federasyonu başkanlığına ikinci sefer patron tayin edemeyen sistem, acaba Şenes’in çok çok önemli bir insan olduğunu mu belgeliyor ?

O zaman 228 Federasyon Genel Kurulu üyesi kuyruğa girip Şenes Erzik’in elini sıkarak özür dilemesi lazım, Türkiye adına…
***
Bundan 30 – 35 yıl öncesinden Türk futbolunun özerkleşmesi konusunda imzalı imzasız bir yığın yazı yazdım.

İmzalılar benim fikrim, imzasızları ise olay daha büyür, olay daha ciddi boyutlarda ele alınır diye gazete fikri olarak kaleme almıştım.

Ama son iki özerk seçimi, türlü çeşitli kişisel hesaplarla içine hangi çıkarların sosu girdiği bilinmez bulamaçları görünce, “futbol özerk bir yapıya kavuşsun” diye yazdığım tüm yazıları geri alıyor ve devletten özür diliyorum.
Çünkü Şenes Erzik’ten sonra, elle tutulur dört dörtlük bir başkanı değil, o koltuğa oturacak adamı bulamayan özerk sistem futbolun yarınlarına nasıl hizmet verecektir ?

Bu iş tayinle olduğu zamanlar, devlet adına hükümetler futbolla meşgul olsunlar diye bu ülkeye Ulvi Yenal, Orhan Şeref Apak ve Hasan Polat’ları armağan etti. Fenomenler dönemine bile fotoroman dedik, zaman zaman…

Basın olarak onları hırpaladık. Şimdi özerk dönemde onlar gibilerini bırakın seçmek, adam bile bulamıyoruz Futbol Federasyonu koltuğuna…

Buna “yurt bilgisi” dersinde “özerkliğe kaşınan insancıklar” denir…

İSLAM ÇUPİ
(29 Temmuz 1997, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.