Fenerbahçe gündüzde

FENERBAHÇE ligin ilk maçına, aşırı sıcağa ve bu sıcağın adalelere indirdiği güçsüzlük ile Antepspor’un temkinli oyununa rağmen fena başlamadı.

Bariç 3-5-2 sistemini hemen 4-4-2’ye çevirmiş ve Fenerbahçe mahşeri bir kalabalık önünde herşeyi Okocha’ya bırakmış bir ferdiyetçilikle ya da Okocha’nın liderliğinde oyuna girmişti.

Fenerbahçe dörtlü defansa ve dörtlü orta sahaya kavuştuğu yeni sistemde kendi defansı ve orta sahasını futbol tedbirleriyle tıkamış, ama buna karşılık rakibin savunduğu sahaya fazla adam getiremediği için oyunun o tarafına fazla insanlı hücum görüntüsü verememişti.

Gaziantepspor, Fenerbahçe’nin kendi sahasında oynamanın ürkütücülüğünü üstünden atıp oyunun lig maçı olduğuna inandığı an rakibinin üstüne gitmeye başlamış ve yeni transfer iki zencisiyle Rüştü’nün koruduğu kaleye ve ceza sahasına girmeye başlamıştı.

Dakikalar ilerleyip takımlar sahada iyice deşifre olduktan sonra şu gerçek çimene indi ki, hem güneyin takımı geçen yılki Gaziantepspor değildi, hem de Fenerbahçe bu lige hazır hale gelmemişti.

Oyuna iyi niyetle başlayan Okocha dahil hiçbir Fenerbahçeli futbolcu bu puan denen upuzun mücadeleye hazır değildi.

Oyunun başından beri rakip arkasına saklanan, maçın hiçbir Fenerbahçe aksiyonunda bulunmayan Boliç’in birinci devre biterken voleyle ilk golü atması herhalde bir balık görüntüsünden öte usta adam tarifine daha çok yakışıyordu.

İkinci devre Tarık’ın oyuna alınması Fenerbahçe’nin isabetli pas yüzdesini artırdı. Maçın direksiyonuna Sarı – Lacivertli bir usta adam daha oturttu.

Sabin Ilie ile ilgili sert görüşlerin epey aydınlandığı dünkü oyunda, ben hala Rumen’in fazla kilolarında geziyor ve ona uygun pas atılmadığı ihtimalini düşünüp duruyordum.

Daha az kilolu Sabin’i ve O’na paslı yapılacak bir Fenerbahçe maçı bekleyecektim. Ya o maç gelir, ya Sabin Ilie gider.

Boliç’in golüyle 1-0 biten oyuna ben şöyle bir nokta koymak isterdim.

Fenerbahçe 10 yıl içinde gece oyunundan çıkıp gündüzle çok az tanıştı. Gece alışkanlığı gündüze çıkınca Fenerbahçe, sanki gün ışığına yeni çıkan bir ata döndü. Tırıstan kurtulup dört nala geçemedi bir türlü…

İSLAM ÇUPİ
(03 Ağustos 1997, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.