Fenerbahçe “Şen” değil

İKİ yıl önceki son şampiyonluk için her Fenerbahçeli’nin Ali Şen’e bir halis teşekkürü olmalı…

Bu sonuç tribünlerde bir hasret gibi dolaşan “Ali Şen başkan Fenerbahçe şampiyon” sloganının sonuncu defa gerçekleşmesi idi.

Keşke Ali Şen bu başarıdan sonra gitse idi de, ben sonraki Ali Şen’i ve Fenerbahçe’yi yazmak durumunda kalmasa idim.

Şampiyonluktan sonraki Ali Şen ve Fenerbahçe ileri gideceğine geriledi…

Transfer olarak geriledi, teknik heyet yönetim biçimi ve futbol kadrosu olarak geriledi.

***

Transfer olarak geriledi derken Oğuz ve Aykut’un satışı yaş ve takımın yenilenmesi isteği doğrultusunda isabetli olsa da, yerine o çapta bir “playmaker” ve golcü konmadığı için zamanla takımın teknik planında ve golcülük hanesinde geri tepti.

Galatasaray iki yılda yabancı kontenjanını ideal seviyeye getirmek için on’a yakın yabancıya forma giydirip çıkarırken, Fenerbahçe şampiyonluktan beri aynı “savunma yabancılarını” kullanmakta ve Högh’ün cenaze olduğunu görememektedir.

Bu yerde küçük ve hatta büyük Saffet forma giyer, orta saha hücuma dönük bir klas yabancı için açılırdı. Rüştü’yü iyi denetleyecek bir kaliteli yedek file gerisine konmadığı için, kaptanlık ve evlilik ihtişamı çocuğun gözlerini kamaştırmış ve Fenerbahçe kalesi en üst düzeyde bir formla değil, alt noktada yeni bir felakete sürüklemek üzeredir.

Fenerbahçe’nin yarınları Kubilay, Taner, Atilla gibi futbola başladıkları veya dolaştıkları kulüplerde hiçbir flaşı olmayan isimlere bırakılmış, ana yedekler ise Benhur ve Sedat gibi Türkiye’de kiralık yalağı olmuş futbolculara verilmiştir.

***
700 milyar liraya malolmuş bir Rumen şimdilik tribünlerde ve nikah fotoğraflarında gezinmekte, Fenerbahçe formasını ne zaman giyeceği ve gol krallığını ne zaman Sarı – Lacivertli forma ile hatırlayacağını kimse bilmemektedir.

Ayrı bir yönetim kurulu ile idare edilen ünlü alt yapıdan bu yıl Fenerbahçe A takımı ile Ahmet, Mehmet, Ömer, Serkan ve Murat mukavele yapmış Serkan’ın dışında hiçbir futbolcu özel maçlarda topla tanışmamışlardır bile…

Bariç, kadro kifayetsizliğinden söz ettikçe doğru demek gerekir, kendisine… Fenerbahçe ne Türkiye’nin ne de yabancı olarak Avrupa’nın en kaliteli kadrosuna sahiptir. Böyle birşey olsa Fenerbahçe Türkiye sahalarında ikinci pas kime gidecek diye şaşırmaz, rakipleri ile bilardo oynardı.

Trabzon yenilgisinden sonra başkan Ali Şen, “lig yeni, bu yenilgiyi Fenerbahçe telafi eder” demiş.

Keşke Ali Şen olmasa idi de başımızda, ben bu yılki Fenerbahçe felaketini başka bir başkana yazsa idim keşke…

 

 

İSLAM ÇUPİ
(26 Ağustos 1997, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.