F.Bahçe şamp….

EĞER 30 bin sarı – lacivertli taraftar, 30 – 40 yıl önce İstanbul’un bir stadında Fenerbahçe – Ankaragücü maçını seyretse değil beraberlik, dörtten sonraki rakamları telaffuz ede ede geceyi tamamlar ve evine mutlu dönerdi.

Oysa geride kalan cumartesi gecesi Kadıköy’de 30 – 40 sene sonraki Fenerbahçe mahşeri kalabalığın mahşeri bağırtıları içinde Ankaragücü ile yenişemeyerek 0 – 0 berabere kalıyordu.

Aradan 40 yıl geçen iki Fenerbahçe arasındaki tek benzerlik değişmeyen sarı – lacivert forma idi.

Yoksa ilk Fenerbahçe ikinci Fenerbahçe’den hem hırs ve şevk olarak futbolu oynama ciddiyetine sahipti, hem meslek bilinci ve meslek mahareti bakımından üstündü.
***
Fenerbahçeli futbolcu 30 – 40 yıl önce, Ankaragücü ve Anadolu takımlarını kırk yılda galibiyet ve beraberlik yumurtlayan takım yapar, öteki oyunlarda averaj için “cur – cur” olarak kullanırdı.

Transfer paraları soldan cadde olacak biçimde uzanmamışken…

Sahalar yemyeşil ve üstü bilardo masası pürüzsüzlüğünde olmamışken…

Toplum futbolcunun peşine yazılı ve görüntülü basınla birlikte, kız ve kadın takmamışken…

Cumartesi akşamı baktım 30 bin seyirciye ve acıdım. Eskiden beri Fenerbahçe için “sahada çelik – çomak oynasalar bile Türkiye’nin en büyük seyircisini toplar” denirdi.

Oysa cumartesi geceki takım çelik – çomak bile oynayamazdı. O mahareti bile yoktu çünkü…

Bir takım mucize galibiyetlerde sadece podyuma kaleci Rüştü’yü çıkarıyorsa…

Bir takım ameliyathaneye giden Kemalettin ve kırmızı kartla maç oynama yasağına giren Uche yerine sağlıklı ve tam kapasiteli iki yedek bulunduramıyorsa…

Bir takım “penaltı gol yapılır. Gol yapılamıyorsa onu kurtaran yoktur, atamayan vardır” denen günümüz futbolunda, Fenerbahçe önce 3 – 4 futbolcu ile rakip ceza sahasında pazarlık yapar ve sonra Okocha halsiz bir plase ile rakip kaleciye teslim ederse…

Berabere giden oyunda bir kahraman çıkıp kahramanca futbol işleri yapmak yerine, takım arkadaşlarından, toptan, şahsi mesuliyetten kaçarsa…
***
O takım Fenerbahçe bile olsa, ona şampiyon adayı veya şampiyonun kendisi denemez.

Ben ligin bundan sonrasını, ikinci devreyi ve sonunu şöyle görüyorum. Fenerbahçe’nin berabere kaldığı hafta şampiyon adaylarının tümü çuvallamaz ve özellikle Beşiktaş havaya girerse Fenerbahçe şampiyon olamaz.

İnanılmaz Cihat Fenerbahçe kalesinde olsa idi takım şampiyon olurdu. Çünkü günümüz forvetlerinden çok zor gol yerdi, rahmetli Cihat…

Rüştü bundan sonraki maçlarda “Cihat tipini” ısrarla sürdürürse, şampiyon adayları F.Bahçe takıldığı haftalar aynı kazaya uğrarsa sarı – lacivertli ekip şampiyon olur.

Ona da şampiyonluk denirse…

İSLAM ÇUPİ
(07 Ekim 1997, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.