Şampiyonluk şimdi tek ses

BİRİNCİ Türkiye Ligi’nin 18 eyaletini ele alırsak en başarılı yönetim grubunu, Fenerbahçe idarecileri olarak göstermek, hiç de abartılı ve yanlış bir saptama olmaz. Fenerbahçe Yönetim Kurulu’nun ne denli başarılı olduğunu anlamak için en iyi ölçü, kendisinden başka bir yöneticiyi zor beğenen Sabah Gazetesi yazarı Ali Şen’in bu idareyle ilgili kaleme aldığı övgü dolu yazıları gösterebiliriz.

Gerek tesis yapma ve işini yapma bakımından birinci sınıf bir gayretin içinde olan Fenerbahçe yönetimi ve Başkan Aziz Yıldırım, takım kurma ve ona fayrap etme yönünden de büyük bir grafik çizmekte ve devre arasındaki kampta gerek Teknik Direktör Löw gerekse futbolcuların ciddiyeti, ligin kara tahtasına şimdiden şampiyon adayı olarak büyük harflerle FENERBAHÇE ismini yazdırmaktadır. Geçen yıl aradaki o 9 puan farka rağmen kaçırılan şampiyonluk hiç aklınıza takılmasın. O 9 puan farka rağmen hiçbir futbolcu, hiçbir yönetici, hiçbir taraftar ve teknik direktör bu açık arayı özümseyip, ayaklarına sinderemediği için şampiyonluk kaçtı. Bu yıl herkeste bir topyekün inanış gözleniyor.

Yönetim Kurulu, futbol takımı, futbolcular, Teknik Direktör Löw, taraftarlar ve Türkiye’deki tüm Fenerbahçe’yi sevenler ordusu, şampiyonluk ve Avrupa’da başarılar için toplu bir andın etrafında çöreklenmişken, muhalefetin hangi yanından çıktığı belli olan Genel Sekreter sevgili Köksal Özbek’in ihraç konusu, şimdilerde gündeme sokuşturulacak bir dinamit miydi ?

Bu yönetimin en can alıcı çalışma istasyonlarından biri olan Köksal Özbek’in üyelik durumu, faal sporculuk dalıyla olmasa bile şu anda ortaya çıkarılacak bir ayıplı durum mudur ? Fenerbahçe Kulübü “kol kırılır yen içinde” feragatinden bu kadar uzak bir mesafede mi ? Üye sicil defterinde ne tür hokkabazlık yapıldığını içimizdeki en ahlaklılarımızdan Halit Deringöl yazdı. O’nun yazdıklarının yanında öyle değil ama olsa bile, Köksal Özbek’in üyeliği şimdi ortaya atılacak bir Fenerbahçe gafı mı ?
* * *
Fenerbahçe diğer kulüplerin yanında mali bakımından problemsiz, birbirlerine saygı ve sevgi duyan isimlerden bir ekip oluşturmuş, işlerini raya oturtmuşken, bu çatlak sesten ne umuyor muhalefet ?

Altyapıya verdiği değerle, stadın büyütülmesi ve modernleştirilmesi konusunda atılacak sıhhatli adımların sesleri gelirken, muhalefetin daha ılımlı ve yapıcı bir tavır alması Fenerbahçe camiasına daha çok yakışan bir davranış olmaz mıydı ?

Grupları, çatlak sesleri, uslanmaz muhalifleri ve hatipleri ile Fenerbahçe Kulübü, Aziz Yıldırım ve ekibinin yönetiminde belki tarihinin en büyük ve faydalı adımlarını atıyor. Bu adımları çelmelemek yerine önlerini açmak bu kulübe gönül verenlerin şu anda yapacağı en hayırlı iş olur.

Daha çok çim saha sesi bu yönetimden geliyor. Altyapıyı daha sağlam esaslara bağlayıp, evrenselleştirmek sesi bu yönetimden geliyor. Mevcut stadı büyütmek ve modernleştirmek sesi bu yönetimden geliyor. “Şampiyon olmak için transfer gerekirse, onu da hala yaparız” diyen samimi ses bu yönetimden geliyor. Fenerbahçe’yi 2000’lerin ötesinde Türkiye’nin en büyük kulübü yapma sesi bu yönetimden geliyor.

Fenerbahçeli taraftar bu seslerden mutlu…

Artık başka ses istemiyor.

İSLAM ÇUPİ
(12 Ocak 1998, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.