Koş Ali Şen koş

KOŞ Ali koş… Fenerbahçe’nin senden istifade edemeyeceği noktaya kadar koş…

Seni seven halis Fenerbahçeli milyonları bırak, grup yönettiğini iddia eden dört – beş “trup” a yenil, Bodrum’daki çiftliğine çekil…

Dört – beş sözüm ona Sarı – Lacivertli renksiz için, milyonlarca gerçek Fenerbahçeli’nin “yaşattığı en yüce değeri” bıçakla…

Ben seni Fenerbahçe Kulübü Başkanı olarak sevdim, “karındeşen Jak” olarak değil…

Sen tribündeki onbinleri, sen Türkiye’deki milyonlarca halis Fenerbahçeli’nin “iki yıl daha başımızda kal” dileklerini, dört – beş şirketleşme aleyhtarı grup başkanlarının vetolarına üstün say ve Bodrum’a git…
***
Ligde bir ara ortaya çıkan “dokuz puan” farkı Fenerbahçe’nin “oyun değeri” diye görmeyen Sarı – Lacivertli birey, “kerameti Şen’de görüp” sana dört el ve sekiz kolla sarılmıştı.

Sen bu sevgi ve “inanış yumağı’na” sahip çıkacağın yerde, 4 ay öncesinden 4 ay sonra olacak kongre için, “ben yokum” diye tavır koydun.

Sen dört – beş muhalif için, en az 15 milyonluk bir Fenerbahçe kitlesinin başkanlığına sırt çeviren insan gördün mü ?..

Lider demek, zahmet ve özveri demektir…
Lider üç – beş kişi istemiyor diye milyonlara sırt çevirir mi ?..
Liderlik büyük mücadele, büyük gayret, büyük sahip çıkma, büyük dövüş ister.

Sen bu işi “takımı 9 puan farka” çıkarırken de yaptın” , rakiplerinle puan farkı “ikiye inince” de yaptın.
***
Fenerbahçe başkanlığını dört ay önceden bırakma karar ilanın sana bağlanmış yönetimin çivilerini oynattığı gibi, teknik direktörün sana bağlı “kişilik sınırını” futbolcuların “sana kumandalı” güven ve top oynama arzularını da bozdu.

Dokuz puan farkın şimdilerde ikiye inmesi, rakiplerin birdenbire futbol düzeylerinin “korkunçlaşmasından” öte, senin “kaybolacağını” 4 ay öncesinden ilan etmenden kaynaklanmaktadır.

Sana verdiğin karar için bundan sonra, “gözünü yum dokuza kadar say” diye bir psikolojik telkinde bulunmak o derece yersiz ki…

Sen kararını vermişsin sevgili Ali Şen…

Fenerbahçe seçim sandığını bırak da, yeni başkanını o seçsin…

Fenerbahçeli taraftar seni arayacak mı aramayacak mı, şimdiden belli değil…

Belli olan birşey var. Fenerbahçe’yi çok zamansız bıraktığın, çok mantıksız bıraktığın…

Liderlik, gerçek olduğu zaman, çok zor bırakılan bir hassadır. Bak İsmet Paşa’ya…

Sen bunu Fenerbahçe’ye gelirken becerdin Sevgili Ali Şen… Ama giderken ağzına gözüne bulaştırdın.

Koş Ali Şen koş…

Seni hiçbir gerçek Fenerbahçeli’nin artık hiç bulamayacağı noktaya kadar koş…

 

İSLAM ÇUPİ
(03 Şubat 1998, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.