Gel dönelim eski günlere


15.02.1998'de Fenerbahçe'nin Galatasaray ile 2-2 berabere kaldığı maçın yazısıdır.


ŞARTLAR “hangi kötümser kampanayı” çalarsa çalsın, Fenerbahçe Galatasaray’a ye – nil – mi – yor.

Fenerbahçe için Ali Sami Yen maçından önce daha beter şart olur mu ?..

Takımın yarısı ya sakat, ya cezalı, ya da yurt dışında…

Trabzonspor’a Türkiye Kupası’nda hem saha içinde kaybetmiş, hem “federasyon tezgahında” hükmen yenik sayılmış.

Puanlarının çoğunu yüzünden kaybettiği kongre maç gecesinin gününde yapılmış, başkan kazanmış, kazanmayan başkanın listesi kazanmış.

Başkan “tura” , listesi “yazı” şeklinde bir garip “hattatlık” yazılmış Fenerbahçe kongresinde…
***
Ağırbaşlılığına ve camiaya yakışan vakurluğu ile “maç tahminine” hiç girmeyen Faruk Süren’i TV’de bu yönde konuşmaya ve ezeli rakibini “Van çizgisinde” görmeye sevk eden amil ne idi acaba ?..

Bir iddialı “tahmin yazıcılığının” kendi kişiliğini berhava edebileceğini hiç hesap etmemiş miydi ? Başkan, Fenerbahçe – Galatasaray maçlarının tarihten gelen bir “tahmin dışılık” bareminde olduğunu öğrendi nihayet…

Televizyon spikerleri belki “reyting” uğruna Ali Sami Yen’in maç gecesi büründüğü dekoru “muhteşem görüntü” cümlesi ile yorumladılar.

Ben o perdeyi “muhteşem ürküntü” diye vasıflıyorum.

Bir tarafta sis bombalarının etrafa yaydığı kesif dumanlar, tribünde savaş tamtamları gibi çalan davullar, öteki tarafta atılan konfetilerin çıkardığı lokal yangınlarla Ali Sami Yen “muhteşem görüntülerle” kaplanmıyor, “üçüncü dünya savaşının” patlak verdiği bir bölgenin kesitini sunuyor.
***
Gelin hep birlikte “futbolda insanlaşalım” önce…

Türkiye’nin hiçbir stadında oyun sahasına birşey atılmasına göz yummayalım.

Yaptığı tahribatı dikkate almaksızın, o andaki role bakılmaksızın, o kulübün sahasını “bunun tekrarını önleyecek şekilde” ağır biçimde kapatıyor muyuz ?

Bu konudaki para cezaları “ne kadar yüksek” olursa olsun caydırıcı bir görüntüsü yoktur.

UEFA’nın ısrarla takip ettiği ve yasakladığı sis bombası ve maytap olayı, “gençlerin uyuşturucu alışkanlığı” gibi güvenlik kuvvetleri tarafından takip edilmeli ve stadlarımız “savaş hali” psikozundan kurtarılmalıdır.

Çünkü böyle görünen stadlar seyirciyi suça teşvik edip, bir sürü futbol dışı olayların çıkmasına “gebelik” eder.
50 yıl önceki futbol fotoğrafları çok ilkel ama, o dönemin stadları ve insanları, giyim ve davranışları ile bugünlere “on” basar.

“İstersen geri dönelim, eski günlerimize” …

İSLAM ÇUPİ
(17 Şubat 1998, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.