Saracoğlu Stadı

Şimdiki Fenerbahçe stadını 49 yıllık kendi malı yaptıktan sonra, oraya Şükrü Saracoğlu adı vermek bu yönetim ve bu başkana Aziz Yıldırım’a nasipmiş.

Şükrü Saracoğlu benim yaşımdakilerle benden büyükler için savaş yılları öncesinde, ilkin İsmet Paşa’nın dışişleri sonra başbakanı değil, Fenerbahçe kulübü başkanı idi. Paşa ile birlikte Türkiye’yi ikinci dünya savaşına sokmamak üstüne ülkede ikinci adamlığa oynarken, Fenerbahçe kulübünü de o barutlu yıllarda ufku geniş bir modern pencereye oturtan adamdı.

1923’ten 1950’ye kadar Türkiye’de halk partisi iktidar… Tek parti ve 1946’ya kadar seçim yok. Dernekler, cemiyetler ve kulüpler de herhalde seçimsiz. Keşke oraya dönebilsek. Ne hırsızlık, ne yolsuzluk, ne irtica, ne ihtilal, ne pahalılık, ne çeteler mafya, ne enflasyon, ne insan ve döviz azgınlığı… Anlayacağınız dört dörtlük bir Türkiye işte.

Saracoğlu Ankara’daki yoğun politik günlerden fırsat buldukça, İstanbul’a gelir gelmez soluğu Fenerbahçe stadının ahşap ve yeşillik içi dünyasında alır, kulübün üst katındaki pencereden idmanı seyrederdi, dikkatle.

Önünde ne eskort, ne polis, ne koruma, arkasında ne upuzun iş bitirici konvoy vardı. O zaman İstanbul’da unvanı ne olursa olsun siyasiler, vatandaşlar gibi yalnız dolaşır, yanında koruma değil, çakı bile bulundurmazlardı.

Mahallemizde bir Fenerli İrfan abi vardı. Hepimizi toparlayıp maça götürürdü. Annem beni Sarı – Lacivert giydirir, kapalı tribüne girdiğimizde bazen çok yanına düşersek bizi severdi.

Ama Türkiye’nin başbakanı Şükrü Saracoğlu diye mi, yoksa Fenerbahçe Kulübü başkanı niyetine mi? Orasını pek belli etmezdi.
* * *
Ona futbolculuk etmiş rahmetli Adanalı Orhan Menemencioğlu Akşam’da çalışırken anlatırdı. Fenerbahçe Ankara’ya milli küme maçlarına gittiğinde Saracoğlu takıma Ankara Palas’ta mutlaka ziyafet verirmiş. Balık yeniyorsa şayet akabinde içinde limon olan sulu tasların komposto olmayıp el yıkama işi olduğunu söylemesini garsonlara mutlaka tembih ederdi. Takımda “İstanbul – Taşra” gırgırına çanak tutulmasın diye.

Allah sağlık versin bugün 76 yaşında olan doğma büyüme Teşvikiyeli eniştem Fadıl Alantar anlatır. Şükrü Saraçoğlu başbakanlıktan önce de başbakan olduktan sonra da Teşvikiye’de oturmuş, Saracoğlu diye yazan bir apartmanda.
Millet Saracoğlu’nun arkasından koca apartmanı gösterip “Başbakanın dikili bir ağacı var” diye konuşuyormuş.

Kiracı olduğunu öğreninceye kadar…

Böyle bir başbakana, böyle bir Fenerbahçe başkanına biz şimdi stad bağışlıyoruz.

Bir soru: Çok mu, az mı?

İSLAM ÇUPİ
(28 Temmuz 1998, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.