Şampiyonluk ve Cem Uzan

Sevgili Cem Uzan da, yıldırım hızıyla düştü futbol dünyamıza kulüp başkanı olarak… Bir zamanlar Atıf İlmen de böyle düşmüştü Adalet’in başına başkan olarak, akabinde yeni bir aday İbrahim Sevin de Karagümrük’ün başına…

İki üç sene yürüttüler kulüplerini başkan olarak. Sonra şampiyon olamadan, takımları herhangi bir başarı sağlamadan, hem futbol piyasasından hem iş piyasasından çekilmişlerdi. Hem futbolda, hem ticarette iflas ederek…

Adalet ve Karagümrük’ün sahası yoktu. Yerleşmiş bir seyirci kitlesi yoktu. Tabanı yoktu, futbolda anlayacağınız iki kulübün de.

Cem Uzan ve İstanbulspor da aynı sıkıntıları yaşıyor.

Maç yapacağı değişmeyen bir sahası yok. Kendi iç maçlarını hangi İstanbul takımı lütfediyor ve parada anlaşıyorsa, orada yapıyor. İstanbul kökeni çok eskiye dayanıyorsa bile, 4-5 bin eski İstanbulspor sempatizanı dışında öyle kemikleşmiş ve kalabalıklaşmış bir seyircisi de yok.

Cem Uzan iddialı bir genç. Samimi bağırıyor: “Öncelikle şampiyonluk, sonra Avrupa kupalarında başarı” diye…
* * *
Seyircisi olmayan daha doğru bir deyimle çoğalmayan bir takım nasıl şampiyonluk mücadelesi yapacak? Kendi iç sahası olmadığı için İstanbul maçlarını keyfe keder tercihlerle orda burda oynayacak İstanbulspor’un birincilik için sağlıklı bir puan birikimi nasıl olur? İç maçlarda garanti bir puan birikimi olmayan bir ekip, dış oyunlarda 34 maçlık bir puan rezervini nasıl çıkartacak ki.

Birinci ligde olduğu eski zamanlarda Ali Mortaş sayesinde altın gençler bulan, onları kullandıktan sonra üç büyüklere büyük paralarla satan İstanbulspor’da, artık ne Ali Mortaş gibi oyuncu kuyumcusu var, ne de doğurduğu futbolcuları süper oyuncu yapan o İstanbul anaları var artık…

O İstanbul da öldü, o görülmemiş yararlı eski kulüp militanları da…
* * *
Para olarak, takım olarak, yönetim olarak fevkalede bir durumdaki İstanbulspor genç başkan Cem’in öngördüğü başarılara niye ulaşmasın? Susiç olağanüstü büyük bir oyuncuydu. Ama o tarz oyuncuların bazen olağanüstü teknik direktör olmadıkları varit. İşte o Saffet Susiç olağanüstü futbolcu olup da, olağanüstü teknik direktör olamayanlar arasındaki isimdir.

Antrenörlük mesleğinde Fransa, bir adamın teknik direktörlükte ne olup ne olmadığını ortaya koyan bir ayıraç ülkedir. Tıpkı İtalya, tıpkı İspanya, tıpkı İngiltere gibi.

Saffet Susiç teknik direktörlükte bir yere gelip o noktayı geçememiş ve orada kalmıştır. İstanbulspor’a iki yıl hizmet etmiş ve teknik direktörlüğü ondan sonraki talepler için güdük kalmıştır. İstanbulspor daha büyük hedefleri samimi arzuluyorsa önce yeniliğe teknik direktörü değiştirerek başlamalıdır. Saffet Susiç oyuna hiçbir nitelikli derin bakış atmadan, hiçbir çalıştırıcı yorumu getirmeden benim gibi seyrediyor.

Cem Uzan’ın şans çizgisi inşallah Atıf İlmen ve İbrahim Sevin gibi çizilmez, futbol ve ticari hayatta.

İSLAM ÇUPİ
(01 Eylül 1998, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.