Uzan’ın devamı

Cem Uzan İstanbulspor’u bıraktı.

Tıpkı taraftarı olmayan, kökü hiçbir tarafta tutmayan, Adalet’i Atıf İlmen’in Karagümrük’ü İbrahim Sevin’in bırakması gibi… İkinci ligden birinci lige gelirken ve lig şampiyonluğunu kovalarken, birkaç başkanla birlikte onlarca ton para yiyen Eskişehir de böyle batmıştı. Bir zaman birinci ligde oynadığı futbol parmakla gösterilen, lig şampiyonluğu için her sene ismi Toto’da banko olan, fuar şehirleri kupasında yarı finale yükselen Göztepe de, şimdi ikinci lige yuvarlanırken böyle bir başarı parabolü çizmişti.

Cem Uzan, İstanbul’u alırken ve o kulübü “bir başına” sürüklemek isterken hatalıydı. Çünkü iddialı kulüp profesyonelliği “hele birinci ligde olursa” öyle bir başına sürüklenecek bir hobi değildir. Hiç transfer yapmasanız bile, oyuncu aylık ve masrafları, maç giderleri, deplasman masrafları, prim ve diğer harcamalar para kazanan bir kişinin kaldıracağı sarflar değildir.

Cem Uzan yanına başka paralı adam almayarak ya da bir zenginler yönetimi kurmayarak, bunu aile bünyesi içinde götürmeye kalktı. Takımı mütevazi bir kişilikte bırakmayarak birçok talepler sıralayarak bir İstanbulspor yaratmaya kalktı. Sonuçta Atıf İlmen, İbrahim Sevin gibi tam iflas etmese de kulübü bırakmak zorunda kaldı.
* * *
Kim soktu Cem Uzan’ın kafasına seyircisiz ve stadsız bir İstanbulspor’un ligde şampiyon olacağını… Kim yerleştirdi Cem Uzan’ın kafasına İstanbulspor’un Avrupa kupalarından birinde final oynayacağını.

Transfere girildi, içerden dışardan pahalı adamlar alındı. Birkaç trilyon para harcandı. Menaceri, teknik direktörü, antrenörü ile pahalı bir teknik şema kuruldu. Mevsim başında yazmıştım Cem Uzan’ın İstanbulspor’unu. Demiştim ki, iyi bir takım kuruldu, birinci lige yerleşti. Bazı sempatiler elde etti. Sıra şimdi taraftar ve stat edinmeye geldi.

Bunlar birkaç sezon devam eder, kadro yeni hedefler için takviye edilirse Cem Uzan’ın şimdiden istediği şampiyonluklar belki o zaman İstanbulspor’un tarihine yazılır. Acelenin adı intihardır.

Lig şampiyonluğu ile Avrupa kupalarından birinde final maçı istemek için vakit henüz erken. Cem Uzan tek başına oluşundan ötürü bu sabrı gösteremedi ve istifa etti. Şimdi herşey ortada kaldı. Muhtemel şampiyonluklar, İstanbulsporlu futbolcular, taraftar ve umutlar açıkta kaldı.

Cem Uzan iş yerini kapamıştır. İşçiler istese de istemese de o işyerinden ayrılıp başka bir işyerinde işlerine devam edecektir. Burada Cem Uzan’ın anlayışlı davranması gereklidir. Oyuncularına öyle bir satış rakamı asmalı ki, diğer kulüpler tarafından verilebilir olsun. Çünkü bu futbolcular İstanbulspor’a gelirken verilen fiyatların ancak yüzde 25’ini aldılar. Yüzde 75’i ise eski kulüplerin kasalarına gitti.

İflas etmiş yahut öyle yorumlanmış bir işyerinin mallarının da o iflasla eşdeğer bir rakamda olması gerekir.

İSLAM ÇUPİ
(27 Ekim 1998, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.