Hakem hataları

LİGİN birinci devresi boyunca sıralanan hakem hataları, her takımın canını azar azar yaktı. Ama bu “ufff” deyişte, puan sıralaması baz alındı. İlk dört Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor, futbolun “imtiyazlı karesi” olarak muamele görürken, öbür takımlara vur hakem satırını…

Gözden ırak olanlar, gönülden medyanın yazılı ve görüntülü olanından da ıraktır. Spor sayfası yapan günlük gazeteler ile yine münderacatı sırf spor olan günlük cerideler, muhabir ve yazar ağlarını dört büyüklerin üstüne örerler. Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray ve Trabzonspor hem haber ve röportaj olarak sayfada büyüktür, bu takımların oynadığı maçlar ise o cerideler tarafından bir yazar ve kritikçi ordusu ile takip edilir.

Ligin diğer 14 takımı ise – hele bunlar biribirleriyle oynadıkları oyunlarda – hakemlerin mutlak denetimi altındadır.

14 takımın biribirleriyle oynadıkları maçlarda seyirci ve yazılı görüntülü medya baskısından kurtulan hakemler, alabildiğine serbest ve rahat bir doksan dakika ile ya son derece başarılı bir yönetim gösterirler, ya da maçın içine ederler. Her iki halde de hakemler, seyirci ve her türlü medyanın atış menzilinin uzağında olduklarından burunları kanamaz, ceza almaz ve yollarına başarıyla devam ederler.
* * *
Ama dört büyüklerin maçlarına verilen hakem öyle değildir. Hangi nizami düdüğü çalarsa çalsın, sahayı dolduran seyirci yığınlarını tatmin edemez. Çünkü o seyirci yığınları büyük tek takımdan yana olduğu için, küçük rakipten yana çalınan en basit karşı düdüğe isyan eder. Yazılı ve görüntülü medya bu dört büyükten birisini tutan insanlar elinde olduğundan, kararlarını büyük takımdan yana kullanma gibi farkında olmadan bir psikoza girer maç yöneten adam.

Yazılı ve görüntülü medyanın bu konuda ikiye ayrılması ve “4 büyüğün ayrı hakemi var, 14 takımın hakemi yok celladı var” demesi bundandır.

Ankaragücü – Galatasaray maçını yöneten Sadık İlhan o maçı sarı – kırmızılı takım kazansaydı mevcut yönetimiyle şimşekleri acaba üstüne çeker miydi? Yoksa Galatasaray’ın 3-1 yendiği Altay veya deplasmanda sarı – kırmızılı ekibin 5-0 kazandığı Çanakkale Dardanel maçında olduğu gibi sahadan bir kahraman gibi çıkmaz mıydı?

Galatasaray taraftarı, yönetimi ve teknik direktörünün hakeme salvosu neden? Niye iki maçın Galatasaray övgüsü alan hakemi Sadık İlhan, üçüncü maçın haini ilan ediliyor? Ümit’in Hakan Keleş’e arkadan itme yoluyla yaptığı penaltının aynısı Beşiktaş – Fenerbahçe maçında Mustafa Doğan için çalınmadı mı? O hakem kararı idi de, Galatasaray’a çalınan neydi yani.. Fenerbahçe’nin gizli borozanı mı?

Yoksa Galatasaray’ın isyanı Fenerbahçe devreyi lider bitirdiği için mi topyekün ayağa kalktı?

İSLAM ÇUPİ
(29 Aralık 1998, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.