Ayak Kırılabilir


19.02.1999'da Fenerbahçe'nin deplasmanda Samsunspor ile 1-1 berabere kaldığı ve Metin Diyadin'in ayağının kırıldığı maç sonrası.


FENERBAHÇE İstanbulspor maçında Sarı – Siyahlı futbolcu Güven’in ayağı kırılınca, Mustafa Doğan’ı bir numaralı futbol haini ilan edenler, bu hareketin kasti ve bile bile yapıldığından dem vuranlar, sanki olay orada bitecekmiş gibi ithamlarını hep Fenerbahçe ve Mustafa Doğan’ın üstüne attılar.

Beşiktaş ve özellikle Galatasaraylı futbolcu ve yöneticiler olayın vahametini büyütmek için İstanbulsporlu genç futbolcunun hastahane odasında ve yatağının başında üzüntü fotoğraflarını çektirip, Mustafa Doğan’ı yerin öteki katlarına gömüp serzenişin en büyüğünü yaptılar. Suni gözyaşından tutun da, tedirgin hastahane fotoğraflarıyla haber gazetelerinin spor sayfalarını ve görüntülü medyanın spor saatlerini işgal ettiler. Beşiktaşlılar neyse de, Galatasaraylılar futbolcu ve yöneticisiyle, Fenerbahçe’ye duydukları muğberiyet ve kinden ötürü bu görüntüyü sanki arkası hiç olmayacakmış gibi bir vefa duygusu içinde ölümsüzleştirdiler. Hain Fenerbahçe, mağdur İstanbulspor diye…
* * *
Hiç olmayacakmış zannedilen bu ayak kırılma işi aradan bir kaç ay geçtikten sonra Fenerbahçeli Metin Diyadin’e Samsun’da Samsunspor maçı oynanırken tosladı. Vural hareketten sonra harap yüzü ile olaydan duyduğu üzüntüyü dile getirip Metin Diyadin ve Fenerbahçelilerden özür dilerken Beşiktaş ve özellikle Galatasaray’dan “tıss” yok.

Halbuki herkesin seyrettiği bu maçta olaya o talihsiz nokta konduktan sonra bir Allah’ın kulu Galatasaraylı telefona sarılıp geçmiş olsun lafını etmedi. İstanbulspor maçından sonra gencecik bir futbolcu için ağıt yakanlar, hastahane odalarında üzüntü fotoğrafı çeken Galatasaraylı dostlar eğer Metin Diyadin olayında bir telefonu esirgiyorlarsa, onun altında unutkanlık değil, başka bir buzağı aranır.

Bunu o anda kimse yapmıyor, Metin Diyadin’i İstanbul’da ameliyat olduğu hastahanede ziyaret etmiyor ve hüzün fotoğrafları çektirmiyorlarsa, bunun adı sahtekarlık olur ve olaya maruz kalan size Rostard’ın sözü ile “İstemez eksik olsun” diyorsa yeryüzünden göğe kadar haklıdır.
* * *
Galatasaray ve Fenerbahçe nasıl Türk futbolunun iki ezeli ve ebedi rakibi ise şimdilerde en büyük ezeli ve ebedi düşmanıdır.

Bırak ayağı kırılan futbolcunun yatağının önünde geçmiş olsun fotoğrafı çektirmek, ikisinin nehri olsa birbirlerine bir bardak su ikram etmezler. Kurucularının taraftara ezeli ve ebedi bir futbol rekabeti ile büyük bir dostluk bıraktıkları Fenerbahçe ve Galatasaray 1960 yıllarından sonra İstanbul’un süratle Anadolulu olmasından sonra bu temennileri bir kenara bırakmışlar ve günümüzde birbirinin gözünü oyan bir konuma girmişlerdir. Bu üzüntülü durum, bu çağdışı görünüş, bu gerçek Galatasaraylı ve Fenerbahçeliler tarafından tasvip edilmeyen çekişme bundan sonra daha azar veya biter mi? Bu İstanbul’un karışık ulus olarak durulmasına bağlıdır herhalde.

Galatasaray ve Fenerbahçe’nin dostluğu yürekten ve tribünde yanyana oturan bir fotoğraf olmasının nedeni İstanbul doğumlularındı. Anadolulu İstanbul’u istila edince önce ekmekler bozuldu, sonra Galatasaray ve Fenerbahçe dostluğu…

İSLAM ÇUPİ
(23 Şubat 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.