F.Bahçedeki son durum

Milliyet’in hafta başındaki “Ah Fener, vah Fener” manşeti bana göre son yılların tepeye en güzel oturmuş bir sözü idi. Yaşı 60’a dayanmış rahmetli Namık Sevik’in ne menem bir adam olduğunu bilen Milliyet okuru, bu manşeti Fenerbahçe’nin aşırı yası kabullenip Milliyet’in görüşüdür diye İhsan Topaloğlu’na bir dolu sitem etti.

Milliyet’in yaşayan ve üreten kadrosunun görüşü olmayan “Ah F.Bahçe, vah F.Bahçe” manşeti takımın ve kulübün bugünkü durumunu aksettirmekte, iyi gitmeyen futbol işlerinin toplamına duyulan infialin sonucudur.

50 milyon doları aşan bir transfer harcaması yapan kulüp başkanı Aziz Yıldırım ve yönetim kurulu bu “Ah F.Bahçe, vah F.Bahçe” manşetinin uzağındadır. Onları “vah, vah” diye dillenen bu sıfatın günahsız beyleri diye bir kenara koymamız gerekir.

Başlangıçta kafa, düşünce ve kılık olarak hiç Alman’a benzetmediğim için yanında olduğum Löw, kendi yaptığı transferler ve Fenerbahçe’yi liderken içine düştüğü beraberlikler krizinden kurtaramadığı için bendeki ön güven ve itibarını kaybetti. Bu Löw şimdilerde Fenerbahçe için lig ikinciliğini hatta üçüncülüğünü bile başarı gösterdiğinden Türkiye’den havalanmalı ve Almanya’daki ebedi istirahatgahına tevdi edilmelidir.

Acıdır fakat gerçektir. Fenerbahçe, Galatasaray ile arasındaki ezeli ve ebedi yarışta herşeyini tüm futbol rekorlarını kaptırmış durumdadır. Türkiye Kupası, TSYD Kupası, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık Kupası yarışında Galatasaray’ın arkasındadır. Şampiyonlar Ligi’ne katılma ve derece yönünden yine ezeli rakibinin arkasında duruyor. Türkiye ligi şampiyonluğundaki lider rakam 13, bu yıl yine Galatasaray tarafından egale edilmektedir.

Fenerbahçe’nin bu yılın sonunda ezeli ve ebedi rakibi Galatasaray önünde övünülecek hiçbir başarısı kalmayacak ve kulüp bu yıl da lig şampiyonluğunu sokağa atan Löw ile bir yıl daha anlaşmaya devam edecek görünüyor.

Biz Fenerbahçe’yi üst üste iki yıl şampiyon yapan ünlü Didi’nin mukavelesinin yırtıldığını gören bir nesilden kalmayız. Biz Fenerbahçe’ye top oynatamadığı için iki ay sonra gönderilen antrenörleri görmüş bir kuşaktan geliyoruz.

Biz antrenör tartma çizgisinde Fenerbahçe’de dönem dönem oynamış büyük futbolcuların görüşünden yanayız. Fenerbahçe’de çeşitli devrelerde şiirleşen Can Bartu, Ziya Şengül, Ercan Aktuna, Ogün Altıparmak Löw için iyimser konuşmuyor ve Löw’e antrenörlük ötesinde çeşitli sıfatlar yakıştırıyorsa, benim görüşüm de onlardan yanadır. Yukarıda saydığım isimler oyunculukları itibariyle nasıl hala yadediliyor ve yerine konulmazlıkları söyleniyorsa, futbolcu ve antrenörle ilgili tesbitlerini çok ciddiye almak gerekir.

İSLAM ÇUPİ
(04 Mayıs 1999, Milliyet)

No Comments

Leave a Comment.